Güneş ve ay kadar zıt elma ve tarçın kadar uyumluydu onlar.
***
kendimi şarkının akışına bırakmış,tenime çarpan rüzgarı hissederek koşuyordum. Havalar daha yeni ısınmaya başlamış, baharın taze güzelliği yerini yazın yakıcı sıcaklığına bırakmaya başlamıştı. Kafamdaki düşünceleri dağıtmanın, bir an olsun insanları ve dünyayı bırakıp sadece ciğerlerime dolan taze havayı hissetmenin en iyi yoluydu koşmak. Hızımı biraz daha arttırarak koşmaya devam ettim.
Unutmaya çalışıyordum her şeyi... Fakat taze olan acılar gözlerimin dolmasını sağlıyordu. Düşünmemek için bir an olsun gözlerimi kapattım ve sadece hızla atan kalbimi ve artık koşmaktan terleyip üzerime yapışan tişörtü hissettim.
Bir anda başımda hissettiğim keskin acıyla yere düştüm. Evet tam bir gerizekalıyım sanırım, gözlerim kapalı koşarken ne düşünüyordum acaba bir anda havalanıp uçacağımı falan mı? Kafamı bir yere çarpmıştım. Elimle kafamı ovuşturup sızlanırken
"Hey iyi misin?" sesini duymamla bir an çarptığım duvarın konuştuğun
All Rights Reserved