5 parts Ongoing Ebru, kahvenin buğusu arasında gözlerini ondan ayıramıyordu. İçinde tanımlayamadığı bir yakınlık, sanki yıllardır eksik kalan bir parçayı bulmuş gibi bir his vardı. Dudaklarından, düşünmeden döküldü sözler:
Onu ilk gördüğümde... gözlerin çok tanıdık geldi. Sanki yıllardır seni beklemişim gibi.
Arjen, derin bir sessizliğin ardından hafifçe gülümsedi. O gülüşte sıcaklık değil, hesaplı bir gizem saklıydı. Gözlerini ondan hiç ayırmadan, yavaşça konuştu:
"Belki de bekledin, Ebru. Ama bil ki... beni sevmek, bir bedel ödemektir."
Ebru'nun yüzünde şaşkınlık belirdi. Kalbi hızla çarparken, bu sözlerin ardındaki anlamı kavrayamıyordu. Kaşlarını çatıp sordu:
"Ne demek istiyorsun?"
Arjen'in sesi alçaldı. Sözcükleri, tehdit ile çekiciliği aynı anda taşıyordu. Dudaklarından çıkan cümle, bir yemin kadar keskin, bir tuzak kadar cezbediciydi:
"Bana âşık olursan... geri dönüşün olmaz. Ya benim olursun... ya da hiç kimsenin."