Story cover for Platonik by gokyuzukadar_
Platonik
  • WpView
    Reads 309
  • WpVote
    Votes 43
  • WpPart
    Parts 7
  • WpView
    Reads 309
  • WpVote
    Votes 43
  • WpPart
    Parts 7
Ongoing, First published May 04, 2016
Hiç aşık oldunuz mu?

Eminim ki bu soruya insanların çoğu düşünmeden evet cevabını verir. Belki 5, belki 10, belki de daha sonra... Hepimiz mutlaka aşk olarak adlandırdığımız bir şey yaşamışızdır. Peki öyleyse, sorumuzu biraz daha zor bir hale getirelim. 

Birini uzaktan, platonik bir şekilde sevdiniz mi?

Bu soruya da evet diyenler olacaktır elbette fakat önceki soruya evet diyenler %90 ise bu soruda %40 olur diye tahmin ediyorum. Çünkü uzaktan sevmek zordur, bazen günler sonra biter, bazen aylarca devam eder. Hikayemizde de gördüğü ilk andan itibaren Doruk'tan hoşlanan fakat bunu ona bir türlü söyleme cesareti bulamayan ve bütün hislerini kendi içinde yaşayan Hilal'in hikayesini okuyacağız.

Ne dersiniz, sizce Hilal cesaret edip bir gün Doruk ile konuşur mu? Ya da onun konuşmasına gerek kalmadan Doruk Hilal'in farkına varır mı? Yavaş yavaş bütün sorulara cevap bulacağız.

İyi okumalar ✌️
All Rights Reserved
Sign up to add Platonik to your library and receive updates
or
#110tesadüf
Content Guidelines
You may also like
Ay🌙 ve Güneş ☀️  by ElifHanerli7
46 parts Ongoing
Gerçek Ailem (Bebek)Kurgusu "Ay gökçek bir oğlandı. Suskun, ağırbaşlı... Güneş ise güzel bir kızdı. Duygusal, kırılgan... Ay, Güneş'e âşıktı. On beşlediği bir gün, kalbini ona açtı. Meğer Güneş de Ay'ı seviyormuş; ama bu aşkı dile getirmeye cesaret edememiş. Ay'ın sözleri ona güç verdi. Ve o gün, ilk kez aynı duyguda buluştular. Ay'ın her on beşlemesinde bir araya geldiler. Gelecek hayalleri kurdular. Son buluşmalarında evlenmeye bile karar verdiler. Ama bu mutluluğu kıskanan bir cazı (cadı) karısı, Güneş'in kulağına Ay hakkında yalanlar fısıldadı. Güneş soğudu. Ay ise olan bitenden habersizdi. Güneş'in etrafında dolandı durdu. Suskunluğuna anlam veremedi. Çok üzüldü. Bir gün Güneş, Ay'a dedi ki; "Boşuna peşimde dolaşıp durma. Seninle evlenmeyeceğim. Benden umudunu kes." Ay bu sözleri anlayamadı. "Kıyamete kadar senden umudumu kesmeyeceğim," dedi. "Bir gün suçsuz olduğumu anlayacaksın." O günden sonra konuşmadılar. Ama Ay, Güneş'i unutamadı. Her on beşlemesinde hasretle ona bakmak istedi. Güneş ise parmaklarını uzatıp gözlerini kapattı. İnsanların Güneş'e bakamamasının sebebi de buydu. O yakıcı ışıklar... Güneş'in ince parmaklarıydı." Yetimhane müdürü sustu. Sonra bakışlarını iki küçücük çocuğa çevirdi. Mavi gözlü olana baktı. Gri gözlü olana baktı. "Demem o ki," dedi, "bu mavi gözlünün adı Güneş, gri gözlünün adı da Ay olsun." "Adları gibi yaşasınlar."
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  by mavverra
50 parts Ongoing
Bir odayı karıştırmak hayatını yerle bir etmeye yeter mi? Sadece biraz dinlenmek istemişti. Ama gözlerini açtığında zenginliğin içinde kaybolmuş kibirli bir adamın yatağındaydı, hem de yalnızca bir havluyla. Feraye zengin bir aileye gelin giden ablasının yanında yaşamak için geldiği yalıda yalnızca huzurlu bir hayat arıyordu. Ancak gecenin bir yarısı yanlış bir odaya girip tanımadığı bir adamın yatağında uyanmasıyla her şey geri dönülemez şekilde değişti. O geceden sonra hayatı artık ona ait olmaktan çıktı. Karşısında kibriyle sinirlerini zorlayan ama varlığıyla kalbini darmadağın eden bir adam vardı. Bazı sınavlar kaçmakla geçilmezdi, bazı duygular görmezden gelinmezdi. Ve bazı adamlar unutulamazlardı. ❝"Kucağımdasın." dedi alçak bir sesle. "Dün gece seni elimle getirdim ve vücudunda hâlâ izlerim var." Beni daha çok çekti kendine doğru, kendi alt bedenine doğru bastırdı. Onu hissedebilmek muazzam bir arzu uyandırıyordu bedenimde, sağduyu ve mantığımın yerini şehvet ve ihtiras alıyordu. "Arzu duyduğunu, beni ne kadar istediğini biliyorum." Nefesim hızlandı, söyledikleri ne yazık ki tamamen gerçekti. Onu delice arzuluyordum, hatta bazen rüyamlarımda bile gördüğüm oluyordu. Bu yüzden kasıklarım sızlıyor şu an, bu yüzden ateş bastı bedenimi. Yüzü yüzüme daha çok yaklaşınca burunlarımızın uçları birbirine değdi, dudaklarım öpülme arzusuyla karıncalanmaya başlamışlardı. Onun temasına kayıtsız kalamıyordum, korkunç bir ten uyumu vardı aramızda. "Kaçman bunu değiştiremez." Konuşurken dudakları benimkine dokunuyordu, kendimi tutamayıp ilk hamleyi yapan olmaktan korkuyordum. "Ben de seni istiyorum." diye ekledi en son, zaten hemen ardından dudaklarıma kapandı.❞ ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsel içerik vardır. Cinsellik, küfür ve hassas içerikler barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar okumasın.
You may also like
Slide 1 of 10
Ay🌙 ve Güneş ☀️  cover
RÜZGARIN MELODİSİ | TEXTİNG cover
Beni Böyle Sevme/ Texting  cover
Halısaha |texting cover
İLİŞKİ DURUMU: SENSİN cover
~Benim Gözlerimle Gör Dünyamı~ cover
Kazandıkça Kaybetmek  cover
GÖRÜCÜ USULÜ +18 cover
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  cover
DENEME SÜRECİ /gerçek ailem cover

Ay🌙 ve Güneş ☀️

46 parts Ongoing

Gerçek Ailem (Bebek)Kurgusu "Ay gökçek bir oğlandı. Suskun, ağırbaşlı... Güneş ise güzel bir kızdı. Duygusal, kırılgan... Ay, Güneş'e âşıktı. On beşlediği bir gün, kalbini ona açtı. Meğer Güneş de Ay'ı seviyormuş; ama bu aşkı dile getirmeye cesaret edememiş. Ay'ın sözleri ona güç verdi. Ve o gün, ilk kez aynı duyguda buluştular. Ay'ın her on beşlemesinde bir araya geldiler. Gelecek hayalleri kurdular. Son buluşmalarında evlenmeye bile karar verdiler. Ama bu mutluluğu kıskanan bir cazı (cadı) karısı, Güneş'in kulağına Ay hakkında yalanlar fısıldadı. Güneş soğudu. Ay ise olan bitenden habersizdi. Güneş'in etrafında dolandı durdu. Suskunluğuna anlam veremedi. Çok üzüldü. Bir gün Güneş, Ay'a dedi ki; "Boşuna peşimde dolaşıp durma. Seninle evlenmeyeceğim. Benden umudunu kes." Ay bu sözleri anlayamadı. "Kıyamete kadar senden umudumu kesmeyeceğim," dedi. "Bir gün suçsuz olduğumu anlayacaksın." O günden sonra konuşmadılar. Ama Ay, Güneş'i unutamadı. Her on beşlemesinde hasretle ona bakmak istedi. Güneş ise parmaklarını uzatıp gözlerini kapattı. İnsanların Güneş'e bakamamasının sebebi de buydu. O yakıcı ışıklar... Güneş'in ince parmaklarıydı." Yetimhane müdürü sustu. Sonra bakışlarını iki küçücük çocuğa çevirdi. Mavi gözlü olana baktı. Gri gözlü olana baktı. "Demem o ki," dedi, "bu mavi gözlünün adı Güneş, gri gözlünün adı da Ay olsun." "Adları gibi yaşasınlar."