KAÇAK
  • WpView
    Reads 13,046
  • WpVote
    Votes 982
  • WpPart
    Parts 43
WpMetadataReadMatureComplete Wed, Nov 2, 2016
WpInfo
Fiction
Romance
Kaçak bir FBI ajanı olan Liv yeni bir hayat için ünüversiteye başlar .19 yaşında bir katili arayan FBI çok gizli bir örgüt ile anlaşma yapar. "Merhaba Liv seni sonunda bulduk"dedi. Kendimi onlara teslim edemezdim , son 2 aydır beni bir kaç kez bulmuşlardı ama yine de kaçmayı başarmıştım.Son bir yıldır hayatımda olanlar veya yaşadıklarım hiç anormal değilmiş gibi birde bacağımda sigara söndüren bir pisliğe aşık olmuştum.Adımlarını hızlandırarak bana doğru gelmeye başladı o sinsi gülümsemesi ve her gece başımı yastığa koyduğumda gördüğüm kusursuz benliği ile karşımda duruyordu.Ama yapamazdım hayatım boyunca taviz vererek yaşadığım anılarımı hiçe sayıp intikam planlarımı çöpe atıp onunla olamazdım bu durumda tek bir seçenek kalıyordu uzun bir zamandır beceremediğim şey ölmek.Az önce çıkan kavgadan kalan keskin cam parçalarından birini alarak boğazımı kestim.Ardından gözümden düşen bir yaşa engel olamayarak ekledim; "Beni asla bulamayacaksınız." ...................................................................... Yayım tarihi :07.05.2016
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • Kalbim Birliği BxB
  • BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
  • Söyle Bana Demonio
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • Sen ve Ben
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting
  • MİNEL
  • Sirayet|Texting

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines