KOR
  • WpView
    Reads 563
  • WpVote
    Votes 82
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Mar 30, 2018
Yeni doğan bebekler açamazlar gözlerini hemen. Kim bilir belki açamaz değilde açmazlar. Hazır değildirlerdir daha dünyayı görmeye, gerçeklerini, sahteliklerini. Hazır değiller belkide bu savaşa. Dünyaya gelmişlerdir artık kaçış yoktur onlar için ama kendilerini biraz daha kandırıp sıkıca yumarlar gözlerini. Kor soyunun lanet olarak kabul ettiği, atalarının bir gün ortaya çıkmaması için kan döktükleri, mücadele ettikleri, içlerine korku salmış soyut bir varlık sizce ne olabilir ? Kripto gen, yıllardır insanlarda saklanan. Güçlü bir sır. Düşmanlarına karşı güçlü gelen bir yıkım. Kendisi gibi yıkılmayacak bir beden, kurban arıyor yıllardır. İnsanların gözünde kurbanlar hep acizdir, yazıktır, güçsüzdür ama bizim hikayemizde kurbanlarımız güçsüz değil. Bir gün beklenen oldu. Bir elis doğdu, güzel kokulu bir çiçek. Güzelliğini annesinden almış bir kız. Gözleri adeta geçmişini ve geleceğini anlatır gibi Kor Kızılıydı.
All Rights Reserved
#88
hissiz
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines