Demon Hunter (Duraklatıldı)

Demon Hunter (Duraklatıldı)

  • WpView
    Reads 2,886
  • WpVote
    Votes 411
  • WpPart
    Parts 13
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jun 10, 2016
Çok uzun yıllar önce iki ırkın savaşıyla dünya kaosa sürüklendi. Melekler ve şeytanlar arasındaki savaş 100 yılı aşkın süre devam etti. Savaşı durduran melek ve iblis kral aralarında barış antlaşması imzalandı. Ancak tek kural vardı ki, bir melekle bir şeytan evlenemezler. Doğan çocuk, anne ve baba öldürülürdü. İmzalan antlaşmanın bir sebebiyse ağır kayıplar verilmesiydi. En sonunda da zaten iki tarafta 500'er kişi kalmıştı. Antlaşma karşıtları vardı. Barış olduğu sürece savaşta vardı. Bu antlaşma 1 milyon yıl sürdü. Ta ki melek kralı bir şeytan tarafından öldürülüp şeytanlara savaş açıldı. İşte efsaneye göre de bu savaşın kaderini belirleyecek olan melez, hangi tarafı seçecekti. Sol gözü kırmızı sağ gözü mavi olan bu melez diğer melezlerden farklı olarak gözün renklerinin yeri farklıydı. Melek ve Şeytan kraldan daha güçlü ve bir tanrıyı bile yenebilecek güçteydi. Bu melezin adı Eren Alvarez
All Rights Reserved
#144
ateş
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • FIRTINA ZAMANI
  •  Sonu Köt�ü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KIZIL GECE
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines