Adaletin Elçileri

Adaletin Elçileri

  • WpView
    Reads 5,866
  • WpVote
    Votes 650
  • WpPart
    Parts 45
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jul 17, 2023
Sırtımı dayadığım soğuk taşlardan kaldırdım ve hücrenin rutubetli havasını içime çektim. Az yukarıdaki delikten sızan gün ışığı hüzmeler halinde içeriyi aydınlatıyordu. Ama bu bile ortamdaki kasveti dağıtmaya yetmiyordu. Takdir edersiniz ki şimdi durum yeterince kötü değildi. Geceleri , özellikle geceleri karanlık zifir olur her yeri kaplardı. Bu yüzden geceleri uyumaya gayret ederdim. Göremediklerimden değil görebileceklerimden korkardım. Gözlerimi taşların girinti çıkıntılarına dikmiş gölgeleri anlamlandırmaya çalışıyordum. Sonra onları ister istemez paslı demir parmaklıklara kaydırdım. Yaklaşık iki düzine dikine sinir bozucu sıklıkla dizilmiş demir sütunlar... Bugün esaretimin bilmemkaçıncı günü. Ve prangam git gide kalınlaşıyor; umut uzaklaşıyor. Belki sırt çantamı yüz kırk yedinci kez baştan karıştıracağım, en son kurduğum hayalin devamını getireceğim, hayatımı zibilyonuncu kez gözden geçireceğim, aklıma bir zamanlar takılmış saçma sapan sorulardan birini cevaplamaya uğraşacağım... Aslında belki yapacak daha yaratıcı bir şeyler bulabilirdim ama oksijen azlığından kafam bu aralar pek iyi çalışmıyor. Küçük şeylerle uğraşıyorum,maksat zaman geçirmek, delirmeyi geciktirmek. Daha önce kendimi hiç böylesine bulunduğum zaman boylamının dışında hissetmemiştim. İşler ne zaman bu hale geldi, tam olarak tahayyül etmek çok zor, bunun için zamanda geriye gitmem gerekecek. - Bir hafta nasıl ama? - Muhtemelen durum bununla aynıydı. - Bir ay... -Biraz çok az daha geriye. -Bir buçuk? -Hah, tamam! Bu iyi. Benim adım Özgür, çok değil bir buçuk ay önce sıradan bir üniversite ögrencisiydim...
All Rights Reserved
#17
taşlar
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines