Ruhun Benimle Güvende

Ruhun Benimle Güvende

  • WpView
    Reads 9,375
  • WpVote
    Votes 4,768
  • WpPart
    Parts 25
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Nov 17, 2018
Odanın ortasında bir sağa bir sola volta atıp duruyordum. Ne de sıkıcıydı beklemek. Bekleyip de bir türlü sona gelmemek. Hayat mıydı bize her şeyi öğreten yoksa ölürken mi ögreniverirdik her şeyi birden. Karmaşıktı yaşamak. Ancak o düğümü çözmek daha da karmaşık. O düğüm açıldığında ise "Ne kadar da düzmüş ne kadar da kolaymış." dersin. Ama yaşamayı zevkli hale getirenler de bu düğümler değil midir? ·~·~·~·~·~·~·~·~· "Asıl sen benden neden bu kadar nefret ediyorsun?" deyip omzundan içeri ittirdim. Çenesi kasılmıştı. "Neden mi?" Alaycı bir şekilde güldü. "Nedene gerek var mı ki? Kötü birisin. Bir katilsin. Hatta dedesini bile öldürmeye çalışmış bir pisliksin." Sözleri boğazıma bir yumru olarak oturdu. Gözlerim doldu. Yutkunamadım. .~.~.~.~.~.~.~.~. Yaşadığım şeyler acıydı ama yaşattıklarımın karşısında hak etmiştim belki de bunları. Tek isteğimin o adamı bulup masum annemin canını yakmasını ona ödetmekti.
All Rights Reserved
#158
hilal
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • FIRTINA ZAMANI
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines