Story cover for KARA CENNET  by essdemir
KARA CENNET
  • WpView
    GELESEN 19,054
  • WpVote
    Stimmen 980
  • WpPart
    Teile 12
  • WpView
    GELESEN 19,054
  • WpVote
    Stimmen 980
  • WpPart
    Teile 12
Laufend, Zuerst veröffentlicht Mai 20, 2016
Tanrı'nın mâbedinde, ağzı kül ocağı, ruhu cehennem doğuran bir rahim, o vakit derisi kavlanmış bir bedenin altından sudur eder canavarın kendisi. Göğüs kafesinde barınmaz kalp denen et parçası, kizbin sığ kuyularına ketmedildiğinde meknûn olan. 

Ehrimen! Ey Ehrimen, mevt-i hâildir, şevk-i intikâmın helâhil meyvelerine el sürmek, intikâm memnûdur, Tanrı adâleti sunacak lâkin sen yine bildiğini okursun. 

Bilirim, alâmet-î kıyâmettir yaratılışın. 

Lâkin, ey âteşin Tanrısı, Bûyahya'yla girdiğiniz bu ecel yarışına son ver, yahut tüm insanlığı katletmek adına bu kötülüğü sana yapanın kanından olan beni yok et. Kabûlün değilse bana da intikâm kadehinden ikrâm et. Cehennemin âteş bacaları tüterken gözlerinde. 

Ehrimen, Oh Ehrimen, karanlığın ve kötülüğün mutlak Tanrısı, fısıltılar cehenneminin küllerinden savrulur ağzıma. İçim alev alırken, kötülüğünün alevleri sırtıma sarılır. Günahkârlığımı beslerken ben, günahkâr ruhumu gölgele. 

Şeytân'ın meskeninde, Tanrım, kâtli gerçekleşecek tüm suç ortaklarının. Bir infâz kararının mührü kanla vurulduğunda, Tanrım, bu cihândan bir cehennem geçecek. Öyle aç, öyle öfkeli, öyle alev alev. Tanrım, bu cihânda bir kâtliam sergilendiğinde, dehr-i dûna kurulmuş bu sahneyi kan götürecek. 

Ehrimen, Ehrimen... 

Sana tapınan âteşîn, seni bile yakar, ölümümü ellerime ser. Ölümünü ellerimle seveceğim. 

▪️

NOT: KARA CENNET adıyla yayımlanan ilk kitaptır, bu kitabın yayımdan kaldırıldığı dönemlerde KARA CENNET adı başkaları tarafından kullanılmış ve birden fazla bu isimle hikâye türemiştir.  Şahsımın yazdığı ve üslûben bana âit olan tek kurgudur. Tüm hakları saklıdır. 

İLK YAYIMLANMA TARİHİ: 2015, MART 25.
İKİNCİ YAYIMLANMA TARİHİ: 2016, HAZİRAN 5.
Alle Rechte vorbehalten
Melden Sie sich an und fügen Sie KARA CENNET zu deiner Bibliothek hinzuzufügen und Updates zu erhalten
oder
#713katil
Inhaltsrichtlinien
Vielleicht gefällt dir auch
YARALASAR(Kitap Oldu) von Maral_Atmc6
56 Kapitel Laufend
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  von ozanakbabaxz
75 Kapitel Laufend
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
Vielleicht gefällt dir auch
Slide 1 of 10
YARALASAR(Kitap Oldu) cover
Yalanlarin Ötesinde cover
KARANLIK ADAMIN LÂL GELİNİ cover
Zorbanın Bedeninde cover
5. seviye cover
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover
ÂFİTAP cover
Cansız Manken (+18) cover
Katilin Çizgisi | bxbxb cover
Sessiz Saplantı cover

YARALASAR(Kitap Oldu)

56 Kapitel Laufend

"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.