Story cover for KARANLIK by Hayalperestgirl99
KARANLIK
  • WpView
    Leituras 22
  • WpVote
    Votos 3
  • WpPart
    Capítulos 2
  • WpView
    Leituras 22
  • WpVote
    Votos 3
  • WpPart
    Capítulos 2
Em andamento, Primeira publicação em jun 09, 2016
Maduro
Karanlık adı  üzerinde  karadır. Kimi için şansızlık  gibi görünse de Gece'nin  kurtarıcıdır. ..


Bir hışımla  çıktım  evden.. Ya da ev görünümlü  CEHENNEMim demeliydim. Ne zamandır  koştuğumun farkında  değildim.  Zaman anlamını  yitirmiş  görevini kadere teslim etmişti.  Bundan sonrası  kader kısmet meselesiydi. 


♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧

Hafif çakır  keyifle sokak aralarında  öylece dolaşıyorum. Adımlarımı ruhundan izler taşıyan yere çevirdim.  Harabelere. Boş evlere baktım.  Benim gibi yıkık dökük  kimsesiz. Gözüme  kestirdiğim bir eve ilerledim. Etrafa bakarken ayağım bir halıya  takıldı. Bu da neyin nesiydi?
Geçip  gidecektim fakat o da neydi? Halının  ucundan bu tutam  saç  çıkmış  vaziyette. Ve bir sıvı.. Kırmızı. . 

Ve KAN...!!






☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆  

KARANLIK
Todos os Direitos Reservados
Inscreva-se para adicionar KARANLIK à sua biblioteca e receber atualizações
ou
Diretrizes de Conteúdo
Talvez você também goste
AZE, de kelebekleroldu1
39 capítulos Em andamento
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Talvez você também goste
Slide 1 of 10
AZE cover
MEHİR(Gerçek Ailem) cover
BALLICA MAHALLESİ cover
ASYA (TAMAMLANDI) cover
Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) cover
SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting cover
Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text cover
Divane •Text• cover
Gözlerindeki Ay | Yarı Texting cover
ASENA cover

AZE

39 capítulos Em andamento

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.