Derin Düşünceler

Derin Düşünceler

  • WpView
    LECTURAS 2
  • WpVote
    Votos 1
  • WpPart
    Partes 1
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación dom, jun 12, 2016
Hayat hikayelerdeki gibi mi ? Birini mi beklemek gerekiyor kurtulmak için bu viran yerden ? Yoksa o biri biz miyiz ? Zamana inat yaşıyor gibiyiz bizden öncekiler neler bırakmış görmüyoruz bile etrafıma bakıyorumda çoğu zavallı bu insanların yaşamayı unutmuş küçük canlılar. Yazmayı sevmiyordum eskiden neye yarardı ki ? Kim okuyacaktı yazdıklarımı anlam verememiştim yazarlara. Sonra günler geçtikçe dostlarımın azaldığını hatta benim onlardan uzaklaştığımı onlara güvenmediğimi gördüm. Kağıt ve kalem o gün güzeldi işte. Bir kadınla tanışmıştım. Gözleri elaydı gülüşü masmavi, saçları ise çöl yangınları gibiydi. Kağıt anlamıştı derdimi ne yazsam umut ekliyordu sanki satırlara. Ardına bakmadan gideceğini düşünmemişti galiba. İnsan kadar saftı kalem fazla bastırınca güzel yazacak sandı heralde yırttı tüm sayfayı. O gün kağıt öldü. Sırf bu yüzdendi kağıtları top top alışım tekrar dirilirmi diye kalem özür diler mi diye ama git gide dahada büyüdü kavgamız. Aşkı unutmuştum. Kalem ile kağıt barışmıştı çoktan. Yazar kaybolmuştu kaderin o ince yaprakları arasında. Son bir kurşunu kalmıştı galiba ya kendi kafasına yada o umutsuz aşığa sıkacaktı. Affı olmayan bir gidişti bu ama unutmak vardı işin ucunda kalem yapıştı silah tutan ele hafifleyecekse yaz dercesine yazar tutamamıştı göz yaşlarını son bir satır yazdı kağıda. '' UMUTTU unuttu... ''
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Vatan Uğruna
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido