SESSİZ PRENS

SESSİZ PRENS

  • WpView
    Reads 59
  • WpVote
    Votes 10
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Aug 24, 2016
Acıyı aynı duygularda iki farklı şekilde hissedemezsiniz. Aynı acılar tekrar eder. Gelen yeni acı, eskisinin bıraktığı o boşluğu karadelik yapmak için iyice uğraşır. İşte budur her geçen gün daha fazla aşık olmamızın, bir insana körü körüne bağlanmamızın nedeni. Her güldüğümde hissedebilirdim o karadeliği. Her ağladığımda, her heyecanımda, öfkemde, pişmanlığımda... Yani her duygumda içimdeki sonsuz boşluğu hatırlardım. Bunun nedeni neydi? Birisini deli gibi sevebilecek kadar yürekli miydim? Ben bir karadeliğin oyuncağı mıydım? Nedensizce etrafıma bakıp yarım kalan nefesi tamamlamak için iç çekecek ve bunun nedenini saatlerce düşünecek ne yapmıştım? Hiçbir şey bilmiyorken kendi kendimi üzmek miydi bu? Değildi, üzmek aynada kendime baktığım insanın mertebesi için hafif kalacak bir sıfattı. Üzüntü; basit bir şey değildi ama aynada gördüğüm ben, her türlü karamsarlıktan daha beterdi. Etrafa gönderilen çığlık dalgaları, umutsuz gözyaşları olsun her şey acımızın inanılmaz etkisinden kaynaklıdır. Kimileri bu acıya dayanamaz. Ama unutmamak gerekir ki kimse de acı çekmeden hayatta kalamaz. Acı, varlığımızın, yalnızlığımızın ve yükselişimizin tek kanıtıdır. Sevinmek, gerçekten içten sevinmek, insanın en saf haliyle yaptığı eylemlerdendir. Bazı zamanlar acının habercisi olsa da insanlar bir kere gülümseyebilmeyi ister. Aşk, bu kısımdan sonra başlar. Acının ve sevincin aşkıdır bu aynı zamanda. Onları anlayan kimsecikler yoktur. Sizin onları anlamanızı isterler. "Bir kere olsun, güleyim" işte bu sebepten ötürü söylenir. Tek seferlik bir mutluluk için kendini uçurumdan aşağıya bırakır insan. Uçurumdan atlamak o kadar uzundur ki bazen, insanlar atladığı o süre boyunca yine de gülebilir. Ama o zaman aşk, devrime dönüşür. Sevincin, acıya isyanıdır. Sevincin en büyük hüznü acısıdır.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • ASENA
  • Gözler Aynı Sen
  • RUH-U REVAN
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • AZE

O konuşmadı. Kimse sormadı. Çünkü burada herkes susar töreler konuşur.. Bir berdel... Bir sakat ağa... Ve ölü bir ev gibi duran konağın içindeki sırları dökmeye gelen bir gelin.. Mirina, Gelin olmadı, bu hak ona sunulmadı.. Ama o evin duvarlarına sinen adamın acısını fark etti. Fark edilmeyen bir adam vardı orada. Bir zamanlar at üstünde göğe selam çakan, şimdi tekerlekli sandalyesinde göğe bakan bir adam. Kader onları zorla birleştirdi.. Ama Mirina dermandı, sessizce geldi. Adam suskundu ama bir tek ona konuştu. Ve berdel bir aşka yenildi. Bu, bir aşk hikâyesinden öte... Bu, acının, sırların, çabanın ve daha nicesinin hikayesi... Bir kadının sadece tek başına her şeye yetebileceğinin, bir adamın her koşulda arkasında olacağının hikayesi.. Azad Boran & Mirina ~ Nevbahar isimli ilk ve tek kurgudur. #merhamet 🥇 (28.09.25) #berdel 🥇 (14.03.26) #güç 🥈 (14.03.26)

More details
WpActionLinkContent Guidelines