SİYAH MELEK

SİYAH MELEK

  • WpView
    Reads 351
  • WpVote
    Votes 26
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Aug 20, 2016
Ben hep beyaz tarafa geçmek isteyen beyaz kanatlarımın olma hayaliyle iyi melek olma çabasında ama ben siyah tarafta kalan kötü bir melek olan siyah kanatlarımla ölüm meleği olamama çabasıyla sıkışıp kalan ben bir gün kendini öldürmek isteyen bir insanı öldüremeyip onun iyi insan olduğunu düşünüp kötü tarafa geçmesini istemeyen ben şimdi o gencin perisi olmuştum. Yaşamak istemeyen ben şimdi son nefesimde siyah kanatları olan bir melek gördüm.Zaten işlemiş olduğum günahla cehenneme gideceğimi biliyordum ama o siyahların içinde o yüzü kötü bir melekten çok periye benziyordu ve periye benzeyen bu güzel yüzlü siyah melekle cehenneme gitmeye razıydım. Ben siyah tarafin kötü meleği ateş melek.İyi melek olma çabasında olan ölüm meleğini kötü melek yapmaktı görevim ama bu görevde o çoktan unutmuştu bir melek olduğunu eğer bu iyi olma aşkında yok olacaksa..kötü tarafta olmanın ne anlamı kalacaktı benim.Onu iyi olma aşkından vazgeçirmeliydim yok olmadan.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • FIRTINA ZAMANI
  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • KORDELYA
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)

Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...

More details
WpActionLinkContent Guidelines