Eski bir sokaktı karşısına çıkan.Yolu kaybolmuş bir bilincin ev adresiydi burası.Unuttuklarının tazeleneceği,temeli anılarla oluşan bir yozlaşmış binaydı sadece.Hiçbir zaman bitmeyecek ne varsa o binada bitmişti aslında.Korkuyordu o eşikten içeri adım atmaya.Daha önce yapmıştı bunu ancak bu sefer yapamayacağının bilincindeydi.Çıktı o eski binanın olduğu sokaktan.Sahile akın eden güruhla beraber ayaklarının götürdüğü yeri doğrultu belirledi kendine.Annesinin elinden tutmadığı takdirde bu koskoca dünyada kaybolacağı korkusunu yaşayan küçük bir erkek çocuk şanslı geliyordu ona.Tutunacak bir eli vardı her ne olursa olsun.Gül vereyim mi abime sesi geldi arkadan ve hayatında yaşadığı en büyük heyecanı yaşadı o an.Soluna baktı o anda çünkü sevdiği kadın yoktu artık ve sol omzuna yattığında yanağını severdi hep.İnandı çiçekçi kadına soluna baktı,baktığıyla kaldı.Bankta oturan genç çifte gidiyordu çiçekçi kadın.Adam kız arkadaşının heyecan yapmasına aldırmayıp tersledi kadını.Nasıl olsa önünden geçecekti kadın.Pardon bakar mısın diyebildi sadece kadına.Buyur yakışıklı abicim diyerek sakızın saatlerce çiğnenmişini usanmadan ağzında taşıyan kadın tüm işgüzarlığıyla geldi yanına.En güzel gülünden ver bana dedi adam..Elinde gülle yürürken istemdışı solunu yoklayarak ilerliyordu.Yorulmuştu.Tek başına oturan bir erkek çocuğu vardı bankta.Sormadan oturdu yanına.Kız arkadaşını bekliyordu çocuk.Soluna baktı bir kez daha ve bir kez daha kabulledni artık olmadığını.Çocuğun kucağına bıraktı gülü kalktı ordan.Ayakları bir kez daha kendi istediği yere götürüyordu onu.Bir kez daha o eski evin önündeydi.Çıkardı paslanmış anahtarı cebinden.İlk girişinde olduğu gibi ilkinde tutturamadı deliği.Tozla kaplı olan kapı inlercesine açıldı.Suratına çarpan geçmiş ve toz kokusu yaktı genzini.All Rights Reserved