Geyik Kalbi

Geyik Kalbi

  • WpView
    Reads 149
  • WpVote
    Votes 24
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jul 11, 2016
Asla kalbini dinleme . Mantığa da güvenemezsin . Sadece iç güdülerini kullan . Asla yalnız dolaşma . Birlikteyken daha güçlüyüz . Çığlık atma , terleme , nabzını kontrol et . Bunlar seni zayıf gösterir . Güçlü olamazsan ölüme terk edilirsin . Ve yalnız ölürsün . Güç bizim dostumuz değildir . Güç bir avdır . Onu avlarsan o senin olur . İyi bir avcıysan hayatta kalırsın . Biz Hadesia'yız . Biz gücü simgeler ve güçle hareket ederiz . Isisialar . Onlar zayıftır , güzeldir ve zarifliği temsil ederler . Bir avcı değildirler . Savaşçı mı ? Yanından bile geçemez . Ama hepimizin , bütün büyülü yaratıkların cesaret bile edemediğini başardılar . Uryalarla dostluk . Dostluk da ne demek ? Kimsenin bir dosta ihtiyacı yok . Dostluk , zayıflıktır . Biz sürüyle hareket ederiz . Güç uğruna . Ama asla bir dost edinmeyiz . Çünkü bu duygu gerektirir ve bizim duygularımız yoktur . Yazılmaya başlanan tarih = 20 Haziran , 2016 . Tamamlanan tarih =
All Rights Reserved
#31
tapınak
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • KORDELYA
  • Kanlı Lordun Gelini

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines