
Fotoğraf makinesi kimin elindeyse kadrajı da o belirler. Görüntünün tamamı hiçbir makinenin kadrajına tamamıyla gerçekte göründüğü gibi sığmaz. İlk günden son güne kadar o kadraj hep yolculuk halindedir. Yolculuk esnasında bir mola dönüşünde yanlış otobüse binip, hayatının doğru erkeğini/kadınını o otobüste olduğunu hissetmek ve ardından kendi otobüsüne geri dönmek ve o adam/kadınla belki bir daha hiç karşılaşmayacağını bilmek... Bu his, yılbaşı ertesinde otoyola yola dökülen ekmek kırıntılarını arabalara rağmen yemeye çalışan, kimi zaman ise ısınmak için birbirine daha çok sokulan ve renkli tüyleriyle cılız ağaçları süsleyen kuşların başrolde olduğu öyküye benzer.Alle Rechte vorbehalten
1 Kapitel