Story cover for #HASHTAG by She_is_Jojo
#HASHTAG
  • WpView
    LETTURE 28,578
  • WpVote
    Voti 107
  • WpPart
    Parti 1
  • WpView
    LETTURE 28,578
  • WpVote
    Voti 107
  • WpPart
    Parti 1
In corso, pubblicata il giu 24, 2016
"Hashtag çetesini duydun mu? Öğrencileri yakalayıp pis işlerini zorla yaptırtıyorlarmış!" dedi bir kız yanındaki arkadaşına fısıldayarak. Ama ne kadar fısıldarsanız fısıldayın , sesleri yok edin 'Hashtag' bağırır ben burdayım diye. Onun duyulması için sese ihtiyacı yoktur çünkü. O hissedilir...

Hashtag kelimesini hisseden başka biri yanlarına geldi. Elini ağzına götürdü sesinin daha anlaşılır çıkması için. Fısıldadı...

"Duyduğuma göre hüzün ve kaostan besleniyorlarmış. Gün geçtikçe hüzün gölünün damlaları çoğalıp fırtınalı bir okyanus oldukça güçleri artıyormuş..." . Ardından başka biri ve başka biri daha... Kulaktan kulağa oynuyorlardı sanki. 

"Çocuklara hırsızlık yaptırıyorlarmış!"

"Çocuklara cinayet işletiyorlarmış!"

"Ele geçirdikleri çocukları öldürüyorlarmış!"

"Sadece bizim okuldaki çocukları hedef alıyorlarmış. Bizim okulla ilgili bir müsibet yaşamışlar geçmişte... Bu para güç meselesi değil bir intikammış! Bu yüzden ne yaparlarsa yapsınlar hep bir iz bir işaret bırakıyorlarmış, bulunmak ister gibi. Bir # işareti... "

"Hayır # işaretini ellerindeki çocuklar bırakıyormuş, onların yardım çığlığıymış bu!"

"Ne kadar zalimce! Kendi pis işlerini çocuklara yaptırıyorlar!"

"Aslında... Hashtag çetesi de sadece kurbanlar zincirinin bir parçası. En başta Hashtag çete liderinin bile emir aldığı bağımsız çok güçlü biri varmış. Bu bir aşk hikayesiymiş derinlerde."

"Hayır bu bir nefret, intikam hikayesiymiş!"

"Peki onlara ne olmuş? Şu an ne yapıyorlar? Polis hiç işin içine girmemiş mi?"

"İçlerinde bir yangın çıkmış, polis bulamadan her şey küle dönmüş... Birbirlerini yiyip bitirmişler..."
Tutti i diritti riservati
Iscriviti per aggiungere #HASHTAG alla tua Biblioteca e ricevere tutti gli aggiornamenti
oppure
#159virüs
Linee guida sui contenuti
Potrebbe anche piacerti
YARALASAR(Kitap Oldu) di Maral_Atmc6
56 parti In corso
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  di ozanakbabaxz
58 parti In corso
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
Potrebbe anche piacerti
Slide 1 of 10
Yalanlarin Ötesinde cover
𝐀𝐍𝐊𝐀 𝐊𝐔𝐒̧𝐔 𝐃𝐄𝐒𝐓𝐀𝐍𝐈  cover
�ÂFİTAP cover
CÜDA VİSALİ / GERÇEK AİLEM  cover
5. seviye cover
İKİ AŞK BIR KADIN cover
YARALASAR(Kitap Oldu) cover
Cansız Manken (+18) cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover

Yalanlarin Ötesinde

5 parti In corso

Alev'in hayatı, 18 yaşında bir gerçeği öğrenmesiyle tamamen değişir. Onu büyüten aile, onu hiç üzmemiştir. Ona hem güven hem sevgi vermiştir. Fakat Alev'in gerçek ailesi... öldüğü sanılan o insanlar... aslında yaşıyordur. Peki yıllar önce ne olmuştu? Alev neden onlardan kopmuştu? Ve şimdi geri döndüğünde, herkes aynı kalmayı başarabilecek miydi?