SENİ BEKLERKEN

SENİ BEKLERKEN

  • WpView
    Reads 262
  • WpVote
    Votes 56
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Sep 8, 2016
BU KITAP KLASİK KÖTÜ ÇOCUK AŞKI OLAN BIR KITAP DEĞILDIR.BU KITAP HEPIMIZIN GÜNLÜK YASANTISINDAN ÖRNEKLER BULUNDURUR. Kitap kapağı için Evia10 çok teşekkür ederim. Ne zormuş seni beklemek hele haberin bile olmazken bir umut işte beklemek beni bilmezken bile seni özlemek biliyor musun insanı umut etmek yoruyor vazgeçersin vazgeçmesine ama ya vazgectiginde gelirse... Yoruyor bunlar işte yavaş yavaş tükeniyor insan bilmediği birini ozlerken. Bir yanlış yapar ve aşık olur insan ama o en güzel yanlışındır senin. Ben Anka Kuşuyum Küllerinden yeniden doğan o efsanevi kuş. Bilmezler ki bir gün o da yeniden dogmaktan yorulur beklerken. olmayan birini... hiç senin olmayacak birini.. mucizeyi.... 1 Temmuz 2016 da yazılmaya başlandı.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Gözler Aynı Sen
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • ASENA
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • RUH-U REVAN
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines