Dolunay Esintisi

Dolunay Esintisi

  • WpView
    Reads 170
  • WpVote
    Votes 17
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jun 29, 2016
WpInfo
Non-Fiction
Batıyor gibi hissediyorum.Günden güne bataklığa batıyorum,ölüyor gibi hissediyorum ama ölmüyorum.Neden mi?Azrailler ölemez.Ben bir azrailim, anne ve babasının ölümüne neden olan bir azrailim. Gözlerini ilk gördüğüm de ölüme benzetmiştim,gözlerinde hiçbir duygu barındırmıyor ve bana ölümü andırıyordu.Ama şuan gözlerine bakıyorum da bana yaşamayı vadeden tek şey gibi gözüküyor. Anne ve babasının ölümüne sebep olan ve bu yüzden abisinden zulümler gören Delfin'in bu zulümlerden kaçmak için verdiği savaş.. --Kitabın içinden herhangi bir söz , yada başka bir şey alındığında dava açılacaktır... **Kapak için @Belictioner63'e teşekkürler ^-^ ^^^Bu isimle çıkan ilk kitaptır.Başka bir "Dolunay Esintisi"görürseniz bilin ki çalıntıdır.
All Rights Reserved
#210
dolunay
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Vatan Uğruna
  • Sessiz Yemin
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines