Mucizelere inanır mısın?
Onlar inandılar.Kaybedeceklerini bile bile inandılar.
Söz tutabilir misin?
Onlar tuttular.Üzüleceklerini bile bile söz verdiler.
Ağlarken gülebilir misin?
Onlar güldüler sırf birbirlerine inat olsun diye.
Özleyebilir misin?
Onlar özlediler.
Sonun da birleşeceklerini bile bile özlediler.
Aşktan korkar mısın?
Onlar korktular. Tekrar kaybetmekten, bir daha o korkuyu tadamamaktan korktular.
Anka, geçmişi yüzünden gülmekten vaz geçti. Nefesini yitirdi. Geçmişini unutmak için uğraştı ama hiç kimseye unutturamadı çünkü geçmiş unutulmazdı. Mavileri unutamadı.
Martin, vazgeçilmezlerini bıraktı geride mucizeleri gerçekleştirmek için. Sesini yitirdi. Sadece tekrar istedi geçmişini.
Sesleri yüksekti ama nefes almadan nasıl bağırabilirlerdi.
Gündüzleri gece yapmayı, birbirlerine sığınıp korkulardan arınmayı, kesilen nefeslerde hayat bulmayı, sonsuzlukta ses olmayı öğrendi onlar.Sadece kısa bir süre önce kaybettiler gülmeyi. Mesafeler çoğalttı inkar ettikleri sevgilerini.
Sete geç kaldığını haber vermek isteyen başarılı bir oyuncu, yanlış numarayı tuşlar ve hikaye o zaman başlar.
Bu yanlış numara, büyük bir aşkın kıvılcımını ateşler. Daha önce duygularını kullanmayan, acımasız, Rusya'nın en büyük adamı aynı zamanda Mardin'in en büyük aşiretinin oğlu olan adam, bu kıvılcımda tutuşmaya hazırdır.
Mardin'de çekilen dizisi ile ün alan oyuncunun, Mardin'li adam ile aşk yaşadığı yerde Mardin olur.