Sen Hep Hoş Geldin
  • Reads 921
  • Votes 61
  • Parts 16
  • Reads 921
  • Votes 61
  • Parts 16
Ongoing, First published Jun 30, 2016
Kadın çok da güzel sayılmazdı. Onun yanında sönük kaldığı bile söylenebilirdi. Onun büyüsü öyle ihtişamlıydı ki, kadın yıllardır, hala inanamıyordu. Bir bakıma haksızlıktı bu ama kadın umursamıyordu. Ona ait olduğu sürece kimin daha göz kamaştırıcı olduğu umrunda değildi.
     Bir şey vardı ki… Gözyaşları akmaya başladığı zaman en güzel hep o oluyordu. Sanki içindeki tüm iyiliği akıtıyor, ışık saçıyordu. Kadın, ağladığı zaman güzel olduğunu biliyordu. Şişmiş, kocaman, hayat kadar vahşi gözleriyle ve onları biraz olsun uysallaştıran kirpikleriyle, silmekten kızarmış burnu ve küçücük ağzıyla daha değerli oluyordu. Kadın anlamsızca hep ağlamak istiyordu. Eğer içindekileri ona anlatabilecekse, kadın aylar, yıllar boyu ağlayabilirdi. 
     Acının hayat bulduğu kadın… Sanat eserlerini çağrıştırıyordu. Ancak böyle zamanlarda kadın kendini ona yakıştırıyordu. Kendine güvensizlik değildi bu, çok sevmekti. Onun yanına kendisini bile yakıştıramayacak kadar delicesine seviyordu. Kadın onun için deliliğin sınırlarında dolaşıyordu. Aşkın mantıksızlığına inat mantıklı davranmaya çalışıyor ve her seferinde daha çok battığını hissediyordu. Kadın böylece karar verdi, kendini ona eş olarak gördü. Bir anda özgürleşen hareketleri hala tutsak olan aklını başından alıyordu. Peki, kalbini özgürleştirebilir miydi? Kadın istemedi, ona bağlı olmayı seviyordu.
    Kadın gözlerini kapatıp onu düşündü. Sonra da sıradanlığına kızarak yemyeşil gözlerini kocaman açtı. Ah, ne kadar da farklıydı… Gerçekten, tüm dünya onun hizmetine mi girmişti? Nasıl ondan iz taşımayı becerebiliyorlardı? Sanki her yerde onun imzası vardı. Her zaman nefret ettiği ama sürekli yenisini almaya üşendiği perdesinden, kenara bıraktığı mendiline kadar. Düşüncelere dalıp içemediği sigarasından, kitaplarına kadar… Tüm aykırılıklarda o gizliydi. Kadın sadece onu görebiliyordu. Duvarının rengi değildi gördüğü, bir önceki gün giydiği kıyafetleri değil, aşık olduğu kitap ayraçları değil. Kadın sadece ama sadece onu görüyordu.
All Rights Reserved
Sign up to add Sen Hep Hoş Geldin to your library and receive updates
or
#321huzun
Content Guidelines
You may also like
AİDİYET - ADEN & DEVRİM by RuyamG
37 parts Complete
''Yıllardır beni görmeni bekliyorum.'' Bir eli çıplak sırtımdayken diğer eli bacağımı okşuyordu. Sıcak nefesi dudaklarıma vururken ifadesiz kalmak benim için çok zordu. İçimden yükselen duygularla ona teslim olmak istiyordum. ''Her zaman bir adım arkandaydım. Sadece bir kere... kafanı çevirseydin beni görürdün, Aden.'' Sesindeki muhtaçlık ona hiç yakışmıyordu. Herkes onun gücünden ve ne kadar yenilmez olduğundan bahsederken onun tek istediği bendim. Hem de yıllardır... Hislerini bilmediğimi ve onu görmediğimi düşünüyordu. Ne kadar yanıldığını ah bir bilse! ''Kokunu özledim.'' Kafası boynuma sokulurken bedenim istemsiz olarak titredi. Ben... daha önce bu hislerle hiç kuşatılmamıştım. Bedenim benden bağımsız hareket ediyordu. ''Devrim...'' Anında işaret parmağıyla dudaklarımın üzerini örttü. ''Şhhh,'' ''Bugün benim sıram, Aden Özkan.'' Hem aklımı başımdan alıyor hem de konuşmama izin vermiyordu. ''Seni her gördüğümde yapmak istediğim ilk şey buydu.'' Sırtımdaki elini sıkılaştırırken bacağımdaki elini daireler çizerek belime çıkardı. ''Seni böyle kollarımın arasında sarmak istiyordum.'' Fısıldayarak, ''Sonsuza kadar.'' dedi. ''Devrim, ben...'' ''Bir kez daha sözümü kesersen Aden, seni susturma yöntemim dudaklarım olacak.'' Ne!? Şaşkınlıkla gözlerim açıldı. Kollarının sıcaklığıyla mayışan bedenim gerginleşti. ''Buna daha fazla dayanamıyorum. Sensizlik... beni mahvediyor.'' Sözleriyle darmadağın olmuş bir haldeydim. Onun olmak istiyordum. Bunu yapamazdım çünkü bizim ailelerimiz düşmandı! Devrim ne düşündüğümü anlamış olacak ki, ''Siktiğimin düşmanlığı umurumda bile değil, Aden.'' dedi. Oturduğum masaya heybetli bedeniyle yaklaştı. ''Ben Devrim Soypak, seni kendime alacağım.'' ''Öyle ya da böyle!'' ''Hazırlan Aden, çok yakında gelinim olacaksın.''
İNFAZ hapishanesi  by LorcanTB
46 parts Ongoing
İnfaz hapishanesi. Dünyaca meşhur, insanların kısaca dilinde ölüm hapishanesi. Bu hapishaneye giren hiç kimse yaşayarak çıkmamıştı çünkü burası ölümün gerçekleştiği insanların, daha doğrusu suçluların infaz olunduğu hapishaneydi. Lavinia ise tesadüfen sadece kaza nedeni ile olan bir cinayet suçundan, bu hapishaneye yani bu korkunç ölüm hapishanesine düşmüştü. Yaraladığı gencin ailesi zengin ve güçlü olduğu için onun infaz edilmesini istediklerinde kolayca onu bu hapishaneye yollamışlardı. Şimdi ise Lavinia'nın kalan son yıllarını burada ölümü bekleyerek geçirmesi gerekiyordu. Ancak işler beklenmediği anda değişir... Lavinia'dan.. Testi yapıp beklemeye başladım. Bir kaç dakika sonra korkarak teste baktım. "Siktir". Dilimden çıkan küfüre engel olamadım. Çünkü... "Ay ne oldu giriyorum bak" kapı dan diye açılınca yerimden sıçradım. Cavidan'dı. Elim titreyerek testi ona çevirdim. Çift çizgi... Ben hamileydim... Deli gibi atan kalbim, korku, endişe bir sürü duyguyu aynı anda yaşıyordum şu an... Ben ne yapacaktım şimdi.... .................................................................................. Peki ya Lavinia'nın hayatına İnfaz hapishanesinde her kesin korkulu rüyası olan bir adam girerse? Ve bir anda tüm hayatı o, korkunç adamla birlikte değişirse... ************************************ Tehlikeli aynı zamanda heyecan verici bir aşk hikayesine hoş geldiniz.💖 Nefesinizi kesecek bir hikaye. Başlangıç tarihi ~04.04.2024~ On sekiz yaş ve üzeri için bir hikaye. #aşk #heyecan #18+ #korku #bebek #koruyucu
You may also like
Slide 1 of 10
Takıntı cover
Lafügüzaf  cover
EKSTREM cover
SEVDA KONMUŞ DALLARIMA  cover
GÜN TABAĞI | TEXTİNG cover
AİDİYET - ADEN & DEVRİM cover
İNFAZ hapishanesi  cover
İzler Silinmez cover
BERDEL (+18) cover
Zeytin Dalı cover

Takıntı

55 parts Ongoing

"Nefret ediyorum senden anlamıyormusun?"dedim titreyen korku dolu sesimle "Sevemiyorum ben seni olmuyor işte artık vazgeç benden izin ver gideyim"dedim artık bağırmaktan kısılan sesimle gözlerimden yaşlar durmuyordu hıçkırıkların arasında kaybolmuştum...benim isyan etmemin aksine o bana acıyan gözlerle bakıyordu ne kadar acizdim Kolumu tutan elinden kurtarıp kapıya doğru koştum belime sarılan kollar buna mani oldu kafasını boynuma gömerek derin nefes a ldı "Veremem....." "Eğer benden gitmeye kalkarsan seni odaya bile zincirlerim ama izin vermem"dedi korkudan ne yapıcağımı bilmiyordum artık yaşamak istemiyordum bu adamın esiri olmaktan bıkmıştım....