Siyah'ın Doğuşu

Siyah'ın Doğuşu

  • WpView
    Reads 37
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Sep 20, 2020
Birilerine güvenmek isteriz . Neyin nasıl olduğunu sorgulamadan.Sonunda güvenimizin kırılacağını bilsek bile ne olursa olsun güveniriz. Sonunda paramparça biz oluruz. Onlar ise etkilenmez. Bunun da sebebi yanlış insanlara güvenmemiz değil midir zaten ? Birisine güvenirsiniz '' İşte bu doğru insan '' dersiniz. Fakat diğerlerinden farklı değildir. İlk defa birisine gözünüz kapalı güvenmek istemişsinizdir. Fakat o sizin gözlerinizin kapalı olmasından faydalanarak sizi uçuruma iterler. Son dakika düşmemek için ufak bir dala takılırsınız. Aslında daha önceden hiç o dalı fark etmemişsinizdir belki. Sonra bir bakmışsınız size el uzatırlar.O dalı bırakıp tekrar o eli tutmak istersiniz. Sizi onun ittiğini bilmenize rağmen o eli tutarsınız . Fakat siz o ele sarılınca sizi tekrar kocaman bir boşluğa bırakırlar. O zaman tutunmak istediğiniz o dalı bile yakalayamazsınız. O kocaman boşlukta bir başınıza paramparça bir halde kalırsınız. Avazınız çıktığı kadar bağırırsınız. Fakat kimse sizi duymaz. O zaman tamamen paramparça bir halde yalnız kaldığınızı anlarsınız.. İşte o zaman tamamen çaresiz ve tükenmiş olursunuz. Belki de güvenmek çaresizliktir. Veya hep yanlış insanlara güvenmişizdir. Karşınıza çıkacak olan doğru kişiyi beklemeden yanlış insanlara inanmışızdır. En azından ben yanlış insanlara inandım. Fakat dibe vurduğunu sanıp bir dip daha olduğunu keşfedeceğimi bilmiyordum...
All Rights Reserved
#641
gençlik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Mafyaymısmıs
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines