NARALARIN YANSIMASI

NARALARIN YANSIMASI

  • WpView
    Reads 1,425
  • WpVote
    Votes 156
  • WpPart
    Parts 18
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Feb 25, 2019
WpInfo
Fiction
Romance
Usulca baktı etrafına. İri gözlerinden damlayan yaşlara aldırmadı. Aynaya sabitlendi bakışları. Uzun siyah saçları, gece kadar karanlık gözleri, solgun tenine inat parlıyordu yine. Elini aynada gezdirdi bir süre. "- Hikayenin sonunu merak ediyorum." "- Hikayenin sonunda adam ölüyor." Yüzüne yayılan gülümseme ölüm kokuyordu. Dudaklarından kaçan hıçkırık ise kaçıncı maziyi hatırlayışıydı kim bilir. -" Sakın bana aşık olmayı aklından geçirme. Beni sevemezsin, ölü adamlar sevilmez." -" Ölü kadınlar çok güzel sevilir oysa değil mi?" Bir hıçkırık daha intihar etti dudaklarından. Aynı anda çöktü yere genç kız. Yorulmuştu artık. Hissediyordu sona yaklaştığını. Omuzlarında ki yükün ağırlığıyla bir feryat karıştı geceye. Çirkinde değildi halbuki. Belki ondan çok daha güzeldi. Sevilmeyecek kadar kötü bir kalbide yoktu oysa ki. Sevmemişti işte. Denememişti bile. Bu acı her şeye bedeldi. -" Bak bu kalp varya, kalbi atmayan birisi için atıyor." -" Benim kalbimde hiç bir zaman kalbi bana ait olmayacak birisi için atmaya direniyor." Yumruk yaptığı elini hızla vurdu aynaya. Elinden damlayan kanlara aldırmadı. Tek düşündüğü yaşadıklarıydı. Asla pişman olmadı genç kadın. Bir an bile acımadı kendisine. Sessiz fısıltısı nara oldu gecelerine... Denize düşen son haykırışın öyküsü...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Gözler Aynı Sen
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • RUH-U REVAN
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines