Uzaydaki Nefesim

Uzaydaki Nefesim

  • WpView
    Reads 6,095
  • WpVote
    Votes 704
  • WpPart
    Parts 24
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Apr 26, 2018
*** "İçinde bir yerlerde daha hiç büyümemiş kalbi kırık bir çocuk olduğunu biliyorum." Sarılışımızın el verdiği kadarıyla başını olumsuz anlamda salladı. "Benim içimdeki çocuğu daha büyümesine izin vermeden öldürdüler." *** Hayatımın çoğu monotonlaşmış bir şekilde ilerlerken, hayatıma tek renk katan şey ağabeyim Aras ve kuzenim Berk'le uğraşmalarımdı. En yakın arkadaşım olan Alya'yla deli dolu günler geçirirdik. Böyle anlattığıma bakmayın içten içe sadece onların beni sevdiğini hissediyordum. Zaten herkesin isteği de bu değil midir? Sevilmek. Artık nasıl bir sevap işlediysem Allah bana denizle gelen ve sonsuza kadar kalacağına inandığım bir aşk verdi. En içten bir şekilde kelimelere bile dökmeye gerek kalmadan sadece gözlerimizle konuşup, sarıldığımız bir aşk. O masmavi gözlerine uçsuz bucaksız uzayı sığdırmıştı. Benim kahverengi gözlerime ise gökyüzünü. Ortak noktamız belliydi. Biz her güneş doğduğunda birlikteydik. Bana güneşi yansıtırken kendisi karanlık taraflarla boğuşup bana hep daha fazla aydınlık verdi. Güneş olmazsa ay vardı, yıldızlar vardı. Bu adam beni bir an olsun karanlıkta bırakmadı. Kendisi o dipsiz kuyuyken bana sağladığı aydınlık daha da uçsuz bucaksızdı. Ben onun Uzay'ına yaşam veren Nefes'tim... O ise bana yaşamayı, sevmeyi öğreten, Sonsuzluğum... *** 17\07\2016
All Rights Reserved
#29
aşıklar
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Mafyaymısmıs
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines