PLATONİK
  • WpView
    Reads 11
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureComplete Sun, Jul 31, 2016
Güneş,batmaktan yılmaz mıydı hiç? Ya da deniz,dalgalanırken yorulmaz mıydı? Çiçekler,her yıl baharın hangiayında,hangi gününde açmayı planlarken yorulur muydu acaba? Bunları pek bilmem ama Defne, Defne ATEŞ hayatın zorluklarına karşı sürekli ayakta olmayı becerebilen aynı zamanda derslerine çok çalışan bir kız. Annesinin sarı sıçanı. Her ne kadar Defne kumral olsa da o, annesinin sarı sıçanıydı. Babasının ise prensesi,en değerlisi,biricik kızıydı. Kızını bir çocukla dahi görse eline ne geçtiyse atabilecek onu hırpalıyarak dövebilecek bir baba. Ama onu herşeyden koruyan baba. Aras TEYMEN, Defneye zıt gidebilecek bütün huyları barındıran huysuz çocuk. Annesinin en güçlüsü,biricik prensi ve aslanıydı. Annesi onu her gördüğünde Aras değil aslanım derdi. Babası her ne kadar onu sevmiyormuş gibi yapsa da Aras doğunca en çok sevinen şüphesiz O idi. Peki Aras Defne'nin nefret ettiği huylara sahip olurken nasıl olurda onun en değerlisi oldu?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • ●SiRAYET🌹●    (Bade Mahallesi)
  • KOMŞU KOMŞU
  • Sadece Bir Hafta || yarı texting
  • KARANLIĞA TESLİM: 5 Milyonluk Esaret (+18)
  • İmzasız Hisler +18
  • ÜZÜM BUĞUSU
  • Her Şey Para İçin!
  • GÜLÇEHRE
  • Müvekkilim bey| texting
  • Sevdalı Ağa

Akın, dalgınlıkla bahçe kapısından geçip evine doğru yürürken erik ağacına tünemiş bir karaltı fark etti. Akşamın is gibi çöreklendiği gökyüzü kızılımsı hoş bir alacaya dönüştüğünden, ağacın dallarında sinsi sinsi gezenin kim olduğunu bir türlü net göremedi. Çelimsiz bedenin ebatına bakıp içinden, "Hırsız falan olmasın sakın?" Dedi. Daha erikler buğday tanesi kadar bile büyümemişken kim, ne diye erik ağacına musallat olurdu ki? Kesinlikle ya bir hırsız ya da şanlı mesleğinin kazandırdığı uğursuz bir düşmandı. Uzaktan seçemediği için mesleğinin getirisi olan hayalet adımlarla ağacın altına yürüdü. Yüksek ve kalın sesiyle, "Lan! S..." Diyecekken kollarına, hatta kucağına aniden bir şey düştü. "Sen kimsin?" Bile diyememişti. Polis Amiri Akın Avcı, gökten herkese üç elma düşecek olsa kendi payına düşenin bir kız olacağını hiç tahmin etmezdi. Ta ki dakikalar öncesinde, olaylı geçen gündüzünden dolayı "Daha da bir şey olmaz," dediği akşamına kadar... Kucağına düşen bir meyve değildi. Zannettiği gibi hırsız, uğursuz ya da düşman da değildi. Bir kızdı! Üstelik ortak bahçeyi paylaştıkları hemen yan evde ikamet eden, babasının göz bebeği komşu kızıydı! Tam o esnada bahçe kapısından içeri giren babalar, dış ışıkların aydınlattığı bahçede alt alta üst üste gördükleri evlatlarıyla şoke oldular. Aile büyüklerinin ve hemen arkalarında bekleşen mahalledeki dedikoducu kadınların tanık olduğu çok absürt bir andı. Kadınlar kazanlarını iki genç için boş laflarla kaynatırlarken sizce onlara ne olacaktı? Evden çıkma yasağı mı, yoksa nikah mı?

More details
WpActionLinkContent Guidelines