Cadı Kazanı

Cadı Kazanı

  • WpView
    LECTURAS 50
  • WpVote
    Votos 3
  • WpPart
    Partes 1
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación vie, jul 15, 2016
"Anlayamıyorum Rachel! Ne demek öylece öteki dünyanın kapısını aralayıvermişim?" Gözlerimi Ian'ın sinirli suratından ayırarak masada ki meyve tabağına çevirdim. "Bilirsin işte, aile önemlidir. Özlemiş olabileceğinizi düşündüm." Jeremy gergin bir kahkaha attı. "Gerçekten çok düşüncelisin kardeşim." Omuz silktim. Ian vazgeçmiş bir şekilde karşımda ki sandalyeye yığıldı. "Öteki dünyada olan aile fertlerimizden biride Petunya Halaydı değil mi?" "Boşversene." Diye söylendim. "Babam geliyor be babam!" Jeremy'de Ian'ın yanına oturdu. "Babam 152 yaşında kardeşim." Ona cevap verecekken çalan kapıyla üçümüzde oraya döndük. "Sen büyüyü ne zaman yaptım demiştin?" Bilmem kaç yıldır tabutta duran ailem bu kadar kötü bir giriş yapmazdı herhalde. Kapının kolunu çevirdiğim anda büyük bir hata yaptığımı anladım. Önde duran kır saçlı adam elindeki kağıdı suratıma tuttu. "Rachel Morgan, tutuklusunuz!" Hay aksi, büyü heyeti! "Ve tabii diğer dünyadan gelen Morgan fertleri de." Işte şimdi yandık!
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido