Koyu Beyaz

Koyu Beyaz

  • WpView
    Reads 28
  • WpVote
    Votes 6
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jul 30, 2016
İnsanlık tarihinin en karanlık çağları. Şeytan ayinleri. İyiler ve kötüler. Cadıların savaşı. Kan. Kurbanlar. Ayinler. Saf kötülük. ..... Korkuyorum. İliklerime kadar korkuyorum. O kadar korkuyorum ki konuşamıyorum. Vücudum kendini kitliyor, hareket edemiyorum. Ele geçiriyor beni bu korku. Göğüs kafesimin içinde dağılıyor, kalbimi sarıyor, hücum ediyor zerrelerime. Tüylerim diken diken oluyor. Ürperiyorum. Ağzım kuruyor. Nefeslerim düzensizleşiyor. Kalbimin atışlarını duyacaklar diye korkuyorum. Gözümü kapattığımda bile orda. Biliyorum. Arkamdan gelen ama bir türlü beni geçemeyen ayak sesleri.Kime ait olduğunu biliyorum. Gözümün önünden geçen saniyelik siyah karartılar. Bu şey, geceleri yatağımın altında saklanıyor. Ne olduğunu biliyorum. Ölmek istemiyorum. Beni şeytana kurban vermelerini istemiyorum. Kaçmak istiyorum. Kaçtı mı? Kaçsa bile kurtuldu mu? Yoksa o da diğerleri gibi öldü mü? Tüm cevaplar için Koyu Beyaz, umarım beğenirsiniz.
All Rights Reserved
#57
ayin
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • FIRTINA ZAMANI
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines