Story cover for Şu Anda Kimim? by salihdyr
Şu Anda Kimim?
  • WpView
    Reads 131
  • WpVote
    Votes 8
  • WpPart
    Parts 4
  • WpView
    Reads 131
  • WpVote
    Votes 8
  • WpPart
    Parts 4
Ongoing, First published Jul 27, 2016
Ölmekten hiç bir zaman korkamadım, yaşamaktan korktuğum kadar?
Öleceğimizi bilmek belkide bize bahşedilmiş en büyük lütuftur. Çünkü sizler hayatınızı
ölümünüze göre yaşıyorsunuz. 
Peki ya ölmekten korkmayan ben? Ne için yaşamalıyım, yada hangi tarafım için yaşamalıyım?
İyi biri olup sevdiğim kadını, dostlarımı korumak için mi yoksa geçmişin peşinden koşmak için mi?

İnsanlar, asla eşit değildirler. Bazıları zeki doğar, bazıları güzel doğar ve bazıları da aileden yoksundur.İnsanlar farklı olmak için doğarlar. Bu yüzden insanlar birbirleriyle savaşır ve yarışır.

Ölüm durgunluktur, ölüm barıştır, ölüm sakinliktir, ölüm güzelliktir, ölüm aydınlıktır ve ölüm KURTULUŞTUR! 

Yaralanıp acı çeken birini öldürmek merhamettir. Yaşadığımız dünyada terör, zulüm, ihanet, umutsuzluk, küçümseme, pişmanlık, üzüntü, acı çekme, delilik ve canların yanması dışında bir bok yok. Bu yüzden...

Hak eden herkesi bu sikik dünyadan kurtaracağım.
All Rights Reserved
Sign up to add Şu Anda Kimim? to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
SİYAHIN BEYAZI  by Mira_06_31
9 parts Ongoing
Mihra Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Mihra Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Mihra, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Mihra'nın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Mihra kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Mihra'yı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Mihra olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.
You may also like
Slide 1 of 10
Gerçek Ailem~ Eliz cover
ISSIZ ADA (+18) cover
Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM  cover
Kurbanlık Öküz cover
HER KİMSEN cover
DELİ YÜZBAŞI (+21) cover
LARA'M (+21) cover
KURTBEY cover
 ABİLERİM Mİ? cover
SİYAHIN BEYAZI  cover

Gerçek Ailem~ Eliz

11 parts Ongoing

hep yeni aile bizi kabul etmez. bu sefer biz onları kabul etmezsek? Aile kan bağı mıdır... Yoksa uğruna savaşmayı göze aldıkların mı? Eliz Saye Kaleli, yıllarca ait olduğunu sandığı bir dünyada büyüdü. Anne dediği kadını toprağa verdi. Abi dediği adama tutundu. Geçmişini sorgulamadı. Ta ki bir gün her şey yıkılana kadar. Soyadı yalandı. Geçmişi eksikti. Ailesi sandığı insanlar gerçeğin sadece yarısıydı. Gerçek ailesini bulduğunda ise yeni bir soru doğdu: Kan bağı her zaman kalp bağı demek miydi? İhanetler, kırılan gururlar, yarım kalmış duygular ve saklanan sırlar arasında Eliz artık bir seçim yapmak zorunda. Geçmişine mi tutunacak... Yoksa kendi ailesini kendi mi kuracak?