Papatya Mevsimi

Papatya Mevsimi

  • WpView
    Reads 34
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Aug 9, 2016
WpInfo
Fiction
Romance
• O benim çocukluk aşkımdı. Alaz.. Masal kitaplarında okuduğum beyaz atlı prensimdi. Kopardığım papatya yapraklarının sebebiydi. Hergün derslerde onun mimiklerini izlediğim kişiydi. Alerjisini, fobilerini, hobilerini, ailesini ve hatta en sevdiği kitabından, dinlediği müziklere kadar ezberlediğim adamdı. Ve beni ne kadar mutlu etse de aynı zamanda canımı acıtıyordu. Onu her üzgün gördüğümde ağlıyordum. Onun sinirlendiği kişileri ben öldürmek istiyordum. Onun canı yandığında ben ölüyordum ama ona dokunamıyordum. Ve bu çok daha acı vericiydi. Ama en acısı da neydi biliyor musunuz? O başka kızlara gülünce kalbime bıçak saplanıyordu. O başkasına sarılınca benim ellerim titriyordu. O başkasını öpünce ben üç hafta kendime gelemiyordum. Ama olsun. Ben ona papatya mevsiminde aşık olmuştum. Onu papatya toplarken görmüştüm, 7 yaşındayken. Elindeki papatyaları kız arkadaşına verişini izledim. O kız olma hayalini kurmuştum. Ona sarılan kız olma hayalleri. O, benim papatya kokulu hayallerimdi..
All Rights Reserved
#174
platonik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • KORKUT / bxb
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Sirayet|Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines