Yüzyıllar önce, bizim dünyamızdan çok da uzak olmayan bir galakside yaşanan savaş birçok gezegeni altüst etmiş hatta onları yok etmişti.
Gezegenleri yaşanamayacak hale gelen beş ırk, ne yapacaklarını bilmez halde ölümü beklerken 'O' geldi.
Yaşam olabileceği öne sürülen ancak daha önce hiç gidilmemiş bir gezegende beş apayrı ırk, yaşamak adına bütün her şeylerini feda ettiler.
Hilsakey gezegeni, farklı ırkların yalnızca tek bir amaç uğruna kurdukları bir yerdi. Ancak şu an, tamamiyle düşmanlarıyla aynı seviye.
Yani, seviyedeydi.
Bir güne kadar.
Ufak bir anlaşmazlık.
Sadece minik bir bölünme.
Bu bölünmenin onların sonuna hazırlık olabileceği kimsenin aklına gelmezdi.
~
Karşı taraftan acımasız bir teklif gelmişti.
Her topluluktan birer kişi olmak üzere, toplam 6 kişi seçeceksin." dedi tahta yapıda duran adam.
'3 kız, 3 erkek. 19 yaşında olacaklar.'
Anlaşma kuralları acımasız ve katıydı.
'Seçilen 6 kişi insan gezegeninin farklı bölgelerine, hafızalarının bir kısmı gömülerek gönderilecekler ve birbirlerini buldukları an da görevler başlayacak. 12 görevi başarıyla tamamlarlarsa gezegeniniz kurtulur, aksi takdirde sizi tüm yaratılıştan silerim!'
Yüzüne bir gülümseme yerleşti.
'Seçim sizin, yok olacaksınız ya da seçilen gençleri orada terk edeceksiniz.'
Onlar gücün ve umudun ta kendileriydiler.
Onlar son çareydi.
Bu fantastik yolculukta, karakterlerimiz sizin yardımınızı ve yoldaşlığınızı bekliyorlar!
Hepinize iyi okumalar!
Kapak: Iplikci_Girl
Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır.
Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır.
Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir.
Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım.
Düştüğün an esirsin.
Ben de esirim artık,
Hem Karadenize hem bir çift ela göze...