Sade
  • WpView
    Reads 225
  • WpVote
    Votes 22
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jan 21, 2017
"sesiz ol siyah korkuyor" "o bir renk korkamaz duyguları yoktur" gözlerimin içine acı bir gülümseme gönderdi. asıl acınacak olanın kendisi olduğunu bilmiyordu "siyah ürkektir, çok çabuk korkar " diye devam etti. gözlerimi gözlerine diktim elini beline kılıcının hizasına getirdiğinde bu sefer ben ona acı bir gülümseme gönderdim. " ne oldu kılıcının gücü sadakatini geçtimi" eldivenlerimi çıkarıp yere fırlattım. "siyah ürkek değildir siyah cesurdur" üstüne yürümeye başladım "korkunun ufku siyahtır cesaretin sonuysa yine, siyahtir" elimi havaya kaldırıp hızlıca indirdim. kılıcı ikiye bölünmüş ve savaşmak için tek silahı zihni kalmıştı. tırnaklarının arasından siyah bir sıvı süzülmeye başladı. ağzındanda aynı sıvı dökülmeye başladığında eldivenlerimi elime takıp çenesini kavradım. kulağına fısıldamak için eğildim. "bak siyah cesaretini gösteriyor." SİYAH CESARETİNİ GÖSTERMEYE DEVAM EDECEK ..
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • FIRTINA ZAMANI
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines