"Bu sefer kaybedeceksin Azuree!"dedi gözlerini birkez olsun kızın gözlerinden ayırmaksızın. Genç kız ona bu kelime ile seslenilmesinden haz etmiyordu. Adam konuşmaya devam etti "Kardeşini bulabileceğini mi zannediyorsun?"dedi gözlerini gökyüzüne çevirirken. Bir kaç saniye o şekil de durduktan sonra derin bir nefes alarak genç kızın tam gözlerinin içine bakarak her harfe, her heceye bastıra bastıra söyledi "Bulamazsın" "Seni tanımıyor , senin kim olduğunu dahi bilmiyor " dedi adam kızın içinde derin yaralar açılırken... Kızın diyecek hiçbir şeyi yoktu. Tırnakları adeta elini delerken önce gözleri doldu sonra yandı canı, çok yandı. İçindeydi acı en içinde, en derinlerinde...
Genç kızın içinde büyüttüğü yıllanmış buz dağları gördüğü güneşin etkisiyle git gide erirken ölüme kalan bir nefes yetecek miydi ona, keşkelerine,pişmanlıklarına...
Yaş Farkı Vardır (9 yaş)! Lütfen bunu bilerek okuyunuz...
Atabey Ailesi yıllardır yaptığı mafyacılık işlerine son verip emekliye ayrılmıştı. Çağlar Atabey 4 oğlu, karısı ve yakın aile dostlarıyla huzurlu hayatının tadını çıkartıyordu. Ta ki bir gün şirketine bir mektup gelene kadar... Yıllar önce ölen kızının aslında yaşadığını ve ölü bir bebekle karıştığını söyleyen bir mektupla bütün dengeler bozulur. Bir yandan hasta annesi ve öfkeli babasıyla uğraşırken okumaya çalışan Çiçek bir yandan da şehit sevgilisinin yasıyla kavruluyordur. Bunun üzerine bir de yıllar önce karıştığını öğrenen Çiçek'i karmaşık günler bekliyor.