Karanlık Rüzgar

Karanlık Rüzgar

  • WpView
    Reads 89
  • WpVote
    Votes 7
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Dec 5, 2016
Ormanlık bir alanda tek başıma yürüyordum. Kulağımda kulaklık, sevdiğim şarkılardan bir tanesi çalıyor. Huzur dolu bir yerdeyim. Birden bastıran yağmurdan dolayı düz yola devam ettim. Koşmaya başladım. Ben koştukça yağmur daha da şiddetleniyordu. İleride ışıkları yanan büyük ev gördüğümde biraz daha hızlanıp eve vardım. Kapıya vurduğumda kimse açmadı. Daha hızlı vurup açmalarını bekledim. Karşımda bütün güzelliğiyle duran bir kadın gördüm. "Buraya dönme vaktin geldi küçüğüm." dedi. Ne demek istemişti? Bir sürü soru birikmişti dilimde ama ben daha soramadan güzel kadın ortalıktan kayboldu. Üstünde durduğum sandal birden ortadan kayboldu ve ben denizin dibine düşmeye başladım.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA
  • FIRTINA ZAMANI
  • Kanlı Lordun Gelini

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines