Mutluluk Kırıntıları

Mutluluk Kırıntıları

  • WpView
    Reads 33
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Aug 19, 2016
Her mutlu şeyin bir sonu vardır. Hiç beklemediğin bir anda sonsuzluğa düşemişcesine... Öyle alçak, öyle savunmasız, öyle kimsesiz kalırsın ki ... Ruhun bin parçaya ayrılır. Param parça olan ruhunun parçalarında oluşan yansımanı görür acırsın kendine. Belkide gülersin acizliğine ... Tam her şey bitti derken Ölüm için yaşarken umut bulur seni. Tutar elinden kurtarır kirli olan dünyandan. bu da hayatın sana oynadığı iğrenç oyunlarında birtanesi. Ailesini her şey çok seven ve annesi babası ve küçük kız kardeşiyle mutlu sıradan bir hayatı varken ailesinin geçirdiği trafik kazasında kimsesizliğe sürüklenir. o gün ölmediği için yaşadığı her dakika her saniye boyunca acır kendine .ailesini kaybettikten sonra ruhsuz, asosyal, içine kapanık biri yeniden doğar içinde . 1 yıl boyunca isminden bile nefret ettiği yetimhane denen yerde her gün ölmeyi bekledi. Tam bir yıl sonra hayat ilk defa mutlu olması için bir sebeb sundu Yeni Bir Başlangıç.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • KORKUT / bxb
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Mafyaymısmıs
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Sirayet|Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines