7 Kadim Bilinmez

7 Kadim Bilinmez

  • WpView
    Reads 657
  • WpVote
    Votes 68
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Sep 15, 2016
Dağların koruyucuları uyanmış, toprağın süvarileri kuşanmışlardı. Gürlemesi gerekenler gürlemiş, uğuldaması gerekenler uğuldamıştı. Artık zamanı, dövülen demirlerin kıvılcımları aydınlatacaktı... Milyonlarca yıllık zindanın dört bir yanı, zırhlarını kuşanmış insanların her adımıyla zangır zangır sallanıyordu Zindan artık yıkılmalıydı. Ve "O" özgür kalmalıydı. Dünya kana bulanmadıkça kaçış yoktu. Savaş yaradılan herşeye karşı devam edecekti. İnsan; insana,toprağa, denizlere , ormanlara ... Karşı kılıç. sallayacaktı Yaradılıştan beri var olan Koruyucu Ruhlar uyanabilecek ve iyiyi kötüden ayırabilecekler miydi. Yoksa kendi sonlarını hazırlarcasına binlerce yıllık öfkeleri ile önlerine gelen herşeye karşı durmaksızın saldıracaklar mıydı? 7 Kadim Bilinmez dünyayı kendi haline mi bırakacaktı. Bu dünyanın kendisine ait bir sorunmuydu. Geri dönecekler miydi ? Tüm bu soruların cevabını ve sıradan bir köyü olan Yaşin'in bu büyük savaşın seyrini nasıl değiştireceğini merak ediyorsanız. Bütün cevaplar bu kitap ile sizlerin huzurunda
All Rights Reserved
#10
ilk
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • Kanlı Lordun Gelini

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines