Küllerinden Doğan Aşk

Küllerinden Doğan Aşk

  • WpView
    LECTURAS 218
  • WpVote
    Votos 9
  • WpPart
    Partes 4
WpMetadataReadContenido adultoConcluida vie, sep 8, 2017
Liseye yeni başlayan, önüne çıkacak engellerden, yaşayacakları maceradan ve kazanacakları büyük dostluktan haberi olmayan 3 genç kız. Uzun soluklu bir serüven ve aşk.. '' Heey bu yoldan gidicek var mı ??'' Kimseden ses çıkmamış tam ayrılırken bir kız onunla aynı yoldan gelmişti. '' 2 saattir bağırınıyorum burdan gelen var mı diye sağır mısın neden cevap vermiyosun !'' Beril ne ile karşılaştığını şaşırmış bir halde Su'yun yüzüne bakıyordu. Aman Tanrım! Kız tam bir belaydı. Okulun ilk gününden Beril'e sarmıştı. Sonunda sustu ve beraber yola devam ettiler. Evleri birbirine yakındı. Beril bir an önce şu kızdan kurtulmayı planlıyordu yoksa cidden iyi şeyler olmayacaktı. Su da onunla aynı fikirdeydi. Beril'in uyuz ve asalak bir kız olarak görmüştü ve kurtulmak istiyordu. Fakat ikisininde bilmediği bir gerçek vardı ki.. Bundan sonraki hayatı beraber yaşayacak ve her yerde her şeyde birlikte olacaklardı. Düşünebiliyor musunuz ? İki inatçı keçi bir arada, tam bir kabus.. Her sayfasını merakla okuyacağınız bir kitap. Okurken derin nefes alın.
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • SİYAHIN BEYAZI
  • Kurbanlık Öküz
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Aile Sırları
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • Savcının ailesi (Gerçek ailem)
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Sözleşme
  • HER KİMSEN
  • Derin(Gerçek ailem)❆

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido