İçimde yaşattığım senden, sende yaşayamadığım bedenine mektup yazdım bu gün, bundan sonra bedenine hapsolayım diye.
☀
Bir genç kız;
Aşkını hiç bir zaman itiraf edemeyen, onun ateşinde kavrulan.
Bir adam;
Ona olan aşktan habersiz O'nu terk eden. Ondan habersiz onu kalbine kabul eden genç kızı mahveden.
Bir ölüm;
İki bedeni birbirine hapseden. Aşklarını tam tersine çeviren. Etkisini azaltmak yerine daha fazla arttıran.
Onları bibirine bağlayan bu ölüm sonlarının başlangıcıydı aslında.
Kız, oğlanın yaşadığından habersiz hayata küserken;
Oğlan kızdan habersiz onu daha çok içine çekerken;
Aşkları onları bir yerde birleştirirken;
O mektuplar vardı işte.
Adam ne olduğunu bilmez; kadın hep saklar.
Adam saklanmaktan vazgeçer; kadın koşup saklanır.
Adam ne zaman ki pes eder; kadın ondan sonra yok olur.
O mektuplar; kendi benliğine bile sığmayan aciz bir kızın, aşkına cevap veremeyen o okyanus gözlü adama yazdığı mektuplar...
Ölüm, bir aşkı ne kadar ölümsüz kılabilirdi ki?
Bir ölüm ne kadar ölümsüz olurdu?
Belki de onu ölümsüzleştiren ölüme olan aşkıydı.
☀ Ölümde kaybolup aşkı bulanlara ithafen...☀
© Tüm Hakları Saklıdır.
☀Sema Fırat ☀
(23.08.2016)
All Rights Reserved