Story cover for ARAF by minergona
ARAF
  • WpView
    LETTURE 877,215
  • WpVote
    Voti 57,760
  • WpPart
    Parti 60
  • WpView
    LETTURE 877,215
  • WpVote
    Voti 57,760
  • WpPart
    Parti 60
Completa, pubblicata il ago 24, 2016
O gece durduraksız gök gürledi..Kral Vincent şatosunda güzeller güzeli eşi Eleanor'u ve minik Prensesi heyecanla beklerken her şeyden habersizdi...
Kraliçe Eleanor ise son nefesini yağmurun başlamasından hemen önce vermişti.Cadı amacına ulaşamamış, planı güçsüz Eleanor yüzünden suya düşmüştü...
Minik prensesimiz ise kim olduğunu bilmediği bir kadının elinde annesinin cansız bedeninin yanında ağlıyordu. Kadın ona iğrenerek bakıyor, bir an önce kurtulmak istiyordu ve yağmur başladıktan sonra pelerinini başına geçirerek ormanın derinliklerinde kayboldu...
****
Artık kendimi daha dinç hissediyordum, bedenim ise tüy kadar hafifti... Artık beni suyun derinliklerine çekmiyordu. Kulaklarımdaki uğultu yerini sessizliğe bıraktı...
Ölmek böyle bir şey miydi? Bu kadar huzurlu mu hissettirirdi?
****
Bir anda bütün kasılmaları durdu ya da hafifledi bilmiyorum. Yüzü bembeyaz olmuştu.. Az önce pembe olan yanakları kireç gibi beyazdı.
Aniden gözlerini açtı... 
O güzel ela gözleri... 
Tümüyle mor benekleri gibi olmuştu...
O güzel dudaklarından tüm odada yankılanan gür bir kadın sesiyle sözler döküldü....
"Dengeyi sağlamak için sönecek masum yaşamlar
Özgürlüğüne kavuşacak kabuğundan ayrılan ruhlar
Şafak sökmeden önce dökülecek masum kanlar
Kanlarla sulanacak ağaçlar..."
****
Bu kimliğini bilmeden kendini farklı bir dünyada farklı olaylarda bulan bir kızın hikayesi. Genç bir kız tüm kayıplarına ve ihanetlere rağmen hayatına devam edip  doğru yolu bulabilecek mi, yoksa kendini karanlığa teslim edip diğerleri gibi tarihten silinecek mi?
Kimliğini ve varoluş nedenini bulma yolunda ona eşlik etmeye ne dersiniz?
                          ☽O☾
  Ay geçerken halden hale,
  Tüm ruhlar takip eder onun seyrini. 
                          ☽O☾
                                                           
* 03.11.2019 #Fantastik 1. *
*12.11.2019#Macera 1.*
*14.01.
Tutti i diritti riservati
Tabella dei contenuti
Iscriviti per aggiungere ARAF alla tua Biblioteca e ricevere tutti gli aggiornamenti
oppure
Linee guida sui contenuti
Potrebbe anche piacerti
KAYIP DÜŞLER SERİSİ - CADI di Onur_Diler
152 parti Completa
Büyük savaş medeniyeti neredeyse yok etmişti. Ölü topraklar, yaşanamayan şehirler, zehirli göl ve denizler... Gezegeni kaplamak üzere olan insanlık sadece bir kaç şehir devletine dönmüştü. Birbirleriyle nazik, kırılgan bağları olan bir kaç devlet... Her şehir devleti savaşın suçunu bir diğerine atıyor, her şehir de savaş için farklı hikayeler anlatılıyordu. Bazılarına göre gezegenlerini yıkan güç büyü, bazılarına göre teknoloji, bazılarına göre din adamlarının cehennemden çağırdığı iblisler ve onlar kadar kötü olan yaratıklardı. Gökyüzü şehri Atlas'ta Büyücülük ve Cadılık affedilmez günahların başında gelir. Savaşa katılıp görevlerini hakkıyla yapmış olanlar bu şehirde özgürce yaşayabilirdi. İblisler, vampirler veya diğer alemlerden çağrılmış yaratıklar... Şehri yöneten Kilise ve seçilmiş hükümet bu konuda her zaman hoş görülü olmuştu. Sadece büyücülük ve cadılık... Bu kabul edilemezdi. Engizisyonun bu konudaki tek cezası Cadı ve Büyücüleri küle dönüşünceye kadar yakmaktır. Çünkü büyük savaşı Cadılar ve Büyücüler başlatmış neredeyse insanoğlunun arz üzerinden kazımasına neden olmuşlardır. En azından sistemin ona öğrettikleriyle büyümüş olan Samara J. Silverwood böyle düşünüyordu. Ergenliğine çok az kalmış genç kızın bildiği her şeyin aslında çok farklı olduğunu öğrenmesine çok az bir zaman kalmıştı.
Potrebbe anche piacerti
Slide 1 of 10
KAYIP DÜŞLER SERİSİ - CADI cover
 Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!  cover
The Fate Of Ethernatus  cover
Gölgeler Akademisi cover
Sadece Hayatta Kalmak İstiyorum cover
Ruh Yarası cover
Ay Tutulması cover
Fatih Sultan Mehmet cover
LANETİN FISILTISI cover
Kaçak Prenses -Ateş- cover

KAYIP DÜŞLER SERİSİ - CADI

152 parti Completa

Büyük savaş medeniyeti neredeyse yok etmişti. Ölü topraklar, yaşanamayan şehirler, zehirli göl ve denizler... Gezegeni kaplamak üzere olan insanlık sadece bir kaç şehir devletine dönmüştü. Birbirleriyle nazik, kırılgan bağları olan bir kaç devlet... Her şehir devleti savaşın suçunu bir diğerine atıyor, her şehir de savaş için farklı hikayeler anlatılıyordu. Bazılarına göre gezegenlerini yıkan güç büyü, bazılarına göre teknoloji, bazılarına göre din adamlarının cehennemden çağırdığı iblisler ve onlar kadar kötü olan yaratıklardı. Gökyüzü şehri Atlas'ta Büyücülük ve Cadılık affedilmez günahların başında gelir. Savaşa katılıp görevlerini hakkıyla yapmış olanlar bu şehirde özgürce yaşayabilirdi. İblisler, vampirler veya diğer alemlerden çağrılmış yaratıklar... Şehri yöneten Kilise ve seçilmiş hükümet bu konuda her zaman hoş görülü olmuştu. Sadece büyücülük ve cadılık... Bu kabul edilemezdi. Engizisyonun bu konudaki tek cezası Cadı ve Büyücüleri küle dönüşünceye kadar yakmaktır. Çünkü büyük savaşı Cadılar ve Büyücüler başlatmış neredeyse insanoğlunun arz üzerinden kazımasına neden olmuşlardır. En azından sistemin ona öğrettikleriyle büyümüş olan Samara J. Silverwood böyle düşünüyordu. Ergenliğine çok az kalmış genç kızın bildiği her şeyin aslında çok farklı olduğunu öğrenmesine çok az bir zaman kalmıştı.