We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
GURONİ

GURONİ

  • WpView
    Reads 1,589,867
  • WpVote
    Votes 73,727
  • WpPart
    Parts 73
WpMetadataReadComplete Thu, Jun 29, 2023
WpInfo
Fiction
Romance
18'li yaşlarının başında babasının güvenilir olmayan bir takım işleri yüzünden tek başına bırakılan genç bir kız, hayatının tam olarak dört senesi yaşadığı depresif ruh haliyle sokakta geçirir. Bu süre içerisinde gördüğü her canlıya yardım duyguları fazlasıyla yeşerir ve kendinden ödün vermeye başlar. Artık kendini iyi hissettiği tek şey; sokaktaki herhangi bir duruma yardım eli uzatmaktır. Ona uzatılacak herhangi bir yardım eli beklemediğinden birçok şeyin üstesinden kendisi gelmiştir fakat kendisini erkenden 'terk edilmek' duygusunun ortasında bulmuştur. 22 yaşında kocaman bir arsaya bekçilik yaparak barınma ihtiyacını karşılamaktadır. Bir denk gelme eseri yaşadığı kararınca hayattan, gösterişli bir hayata geçiş yapacaktır. 29.12.18 Aksiyon #1 04.01.19 Macera #1 06.05.19 Gizem #1 07.07.19 Genel Kurgu #1 26.10.19 Rastgele #1
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • Balca
  • ÇİÇEK KIZ - GERÇEK AİLEM
  • Söyle Bana Demonio
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting
  • LİNA
  • Sirayet|Texting
  • KİRAZ ÇİÇEĞİ MAHALLESİ
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines