KARANLIĞIN GÜNEŞİ

KARANLIĞIN GÜNEŞİ

  • WpView
    Letture 94
  • WpVote
    Voti 2
  • WpPart
    Parti 3
WpMetadataReadIn corso
WpMetadataNoticeUltima pubblicazione mar, dic 27, 2016
WpInfo
Narrativa
Storie d'Amore
Gözlerimi açtığımda karanlık hiç ışık almayan ve iğrenç kokusu olan bir yerde uyandım hertarafım yara içindeydi sağ bileğimi çok derin bi şekilde kesilmişti bana nolmuştu böyle? Dudağım patlamıştı birdenbire içerden sesler gelemye başladı adam çok iğrenç ve itici bir şekilde gülüyodu artık biliyodum işte o iğrenç kahkaların kime ait olduğunu Benim annem trafik kazasında ölmüştü en azından bana böyle anlatmışlardı adım güneş annemin adıda güneş miş annem bana hamile iken trafik kazası geçirdiği için ben doğmuşum ama o ölmüş işte buyüzden adımı annemin adını koymuşlar annemi hiç görmedim anne sevgisi ile büyümedim bunun nasıl bişey olduğunu bilmiyorum babamla yaşıyordum o pislik adamla hergece içip içip eve geliyor babam annem ölmeden önce böyle birisi değilmiş . Babamın bir şirketi vardı yani önceden orayı batırdığı için işsiz bana annanemgil bakıyo arada onlarda kalıyorum hiç haz etmiyolar annemin ölümüyle hep beni suçluyolar haklılarda eğer ben doğmasydım şimdi annem
Tutti i diritti riservati
Entra a far parte della più grande comunità di narrativa al mondoFatti consigliare le migliori storie da leggere, salva le tue preferite nella tua Biblioteca, commenta e vota per essere ancora più parte della comunità.
Illustration

Potrebbe anche piacerti

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Mafyaymısmıs
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • KORKUT / bxb

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

Più dettagli
WpActionLinkLinee guida sui contenuti