Ben , masallardaki mutlu sonlara inandırılmış bir çocuğun iç sesiyim .
Sonu gelmeyen denizin içindeki balığın utandırılmış hafızasıyım .
Pamuk Prenses'in ısırıp öldügü kırmızı elmayım.
Karanlıktan korkan bir çocuğun nabzıyım.
Ses kesildi , balık öldü , elma yok oldu, nabız durdu.
Herkesin sonu geldi .
Kafamı kaldırdım, kutup yıldızı yerinde yoktu...
Her zaman size ait olan hayatınız elinizden uçup gittiğinde , artık kuralları siz koymadığınızı fark ettiğinizde mücadele vaktidir.
Son ; yakın demektir.
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."