Cephedeki Şafak

Cephedeki Şafak

  • WpView
    Membaca 148
  • WpVote
    Vote 13
  • WpPart
    Bab 4
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Sel, Okt 4, 2016
Hiçliğin sınırında, korku ve acının kanatları altında, umutsuzluğa yürüyen bu Dünya'da bir insan vardı. Korkusuz ve cesur, ellerinde kan ve gözyaşı olan bir insan. Gözlerinde ateş ve ışık olan bir insan, Nikolai Andrew. Tüm iyilik ve güzellikleri öldürmek isteyen kötü adam, Aresto'ya karşı koyabilecek tek insan. Aresto, bütün insanlığın, hayvanların ve bitkilerin bile kendine itaat etmesini istiyordu. Bunun için ona başkaldıran herkesi çok kötü bir şekilde cezalandırmaya ve önüne çıkan herkesi öldürmeye ant içmişti. Karşısında eğilenleri himayesi altına alıyor ve onları kendi safına katıyordu. Nikolai ise Aresto'nun bilinmeyen oğlu. Aresto'nun güçlerinden habersiz olduğu zamanlardı. 19 Kasım 1991, soğuk ve esintili bir akşamdı. Aresto eski adı ile Tony Tomlin o sıralar gençti. Aklı başında olmayan bir serseriydi. Kimsesiz yetimhanede büyümüş bir çocuktu. Sürekli kavga eden ve içen biriydi. O soğuk gecede Wiscounsin de bir barda çok sarhoş olmuş ve bir kadınla Bella Dion ile ilişkiye girmişti. İki ay sonra Bella'nın hamile olduğunu öğrenince korkmuş ve kaçmıştı. Aylar sonra Bella doğum yaparken bu yükü kaldıramadı ve hayata gözlerini yumdu. Nikolai 1,5 yaşındayken onu James ve Elina Jenkins çifti evlatlık aldı. Yaşlı olan bu çiftin çocukları olmuyordu. Nikolai 16 yaşındayken James öldü ve artık tek dalı olan üvey annesi Elina kalmıştı. Nikolai küçüklüğünde esrarengiz şeyler yapmış fakat bunlara kimse anlam veremiyordu. Nikolai 20 yaşına bastığında Tony ortaya çıktı. Kendine Aresto adını takmış ve güçlerinin farkına varmıştı. Bu hikayede genç Nikolai ve Aresto'nun mücadelesine tanık olacaksınız.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
#56
evren
WpChevronRight
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • SİYAHIN BEYAZI
  • HER KİMSEN
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Aile Sırları
  • KURTBEY
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan