Ruh Hali Hayli Bir Bozuk

Ruh Hali Hayli Bir Bozuk

  • WpView
    Reads 2
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Sep 9, 2016
Ruh Hali bozuk bu aralar her akşam bir okul var onun bahçesindeki çimene oturup sigara icer sonra bir güzel oraya yatıp yıldızları sayarken dinlegim şarkıya eşlik edip mirildanirim dediğim gibi filmlere olur anca böyle şeyler ama ben bire bir yaşıyordum hissediyordum ve oluyordu yanliz ligi çok sevdiğim halde psikolojikmen asla yanliz kalamazdim korkardım belki hep yanliz oldugumdandir yeni yeni atlatiyordum canımdan çok sevdiğim adamın hayatımdan gidişini belki de daha atlatamamistim belkide hala hayatimda bir parcaydi ama yarım kalmış bir parça asla tamamlanmiycak olan bir parcaydi babamı onunla unutmam belkide onu bu kadar çok önemli kılıyordu hayatimda o benim babam sevdiğim adam olmuştu evet ona baba diyemezdim ama o babama olan boşlukta kalan sevgimi ona harcaya bilirdim bilirdim demeyelim harcamistimda onun için ben ailemi karşıma almakla kalmayıp canıma kastestmistim ama nafi ölüme o kadar yakalamışken beni arayıp dediği iki cümle ile hastaneye gitmiştim ne mi demişti durun
Public Domain
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • RUH-U REVAN
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Gözler Aynı Sen
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines