YENİDEN

YENİDEN

  • WpView
    Reads 920
  • WpVote
    Votes 106
  • WpPart
    Parts 15
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Nov 13, 2016
Küçük bir çocukken hayatla bir anlaşma yapmıştım.Ben yaşadığım sürece iyi biri olucaktım.O da hayatım boyunca bana hep iyi davranıcaktı.Ama o bu anlaşmayı ben henüz 16 yaşında,ilk kez aşık olmuş,ilk kez mutluyken,Şileden Ankaraya dönüş yolunda,benim ve ailemin içinde bulunduğu o arabaya kazayı yaptırıp,hayatımdaki en güzel anılarımı, en kıymetli insanların yüzlerini hafızamdan silerek bozmuştu.O günden sonra hayatla hiç konuşmadık.Saçma anlaşmalar da yapmadık.Çünkü ona,onunla bir daha konuşamayacak kadar kırgındım.Ta ki o benim kalbimin ritmini tekrardan değiştirebilecek, belki de tekrardan bana hayatı sevdirecek birini karşıma çıkartana dek.Beni görücek, görmezden gelmiycek birini.Ama ben mutluluktan uçarken unuttuğum tek birşey vardı, hayat beni mutlu ettiği gibi, üzüp şok etmesini de bilirdi.Ve bu benim için çok uzun bir süreç olacaktı.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Vatan Uğruna

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines