Çocuk muydum? Belki biraz . Bu beni kötü mü yapardı ?Hayır, hiç sanmıyorum. Olgunluk ,gereken yerde olmalıydı , bugünlerde herkesin üstünde taşıdığı şekilde değil . çünkü olgun olduğunu iddia eden insanlar bi avuç özentiden ibaretti.
Saf mıydım ? Belki biraz . Bu beni tehlikeye sokar mıydı ?Evet , bazen .Ben sadece saf görünen insanlara gerek sizce güvenmeyi seviyorum.
Ben sıradan bi insanım .ne herhangi bi yetenek üzerinde kendimi geliştirmiş ve parlatmıştım ne de aşırı zekiydim .Bazen Polyanna'nın pembe gözlüklerini alır dünyaya öyle bakardım . Aslında mutluydum ,
Yanıldığımı ise dört mevsim ardında anlamıştım .Elimdekileri doğru seçememiş ve yanlış insanlara güvenmiştim .Çocuk gibi davranmak yerine olgun olacağım noktayı şaşırmıştım . pembe gözlükleri kırmış,agresif olmuştum . Dört mevsimde arkadaş dümeninin beni nasıl farklı yöne sürüklediğini anladım .
Şimdi ise iyiyim ,hala eskisi gibiyim aslında , ama her birinden azaltmıştım .
Daha az çocuk
Daha az saf
Daha az arkadaş ve en önemlisine gelince , eklediğim ve ebedi sürecek bişey . Yani değinmek istediğim konu , ilim. İlim öğrenilen değil, yaşanandır. Yaşanmayan ilim geçmeyen para gibidir. İliklerimize kadar ilimlenmek dileğiyle...
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."