Değişen Renkler

Değişen Renkler

  • WpView
    Reads 2,108
  • WpVote
    Votes 355
  • WpPart
    Parts 26
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Aug 8, 2017
Hayat bazen beyazın saflığında takılı kalan hayaller, düşüncelerse siyahın karanlık girdabına misafir olmuş gibi. Bazıları mavinin özgürlüğüyle gök yüzünde kanat çırparken, bazıları lacivertin sonsuzluğunda kaybediyor. Yeşil huzur rüzgarını ruhumuza üflerken, sarı neşe katıyor geçen zamandan bir kaç dakika çalarak. Sıradan yaşamımıza kırmızının canlılığını eklerken, habersiz kalıyoruz siyahla beyaz arasında karışıp griye dönen sokakların masum hayatından. Sadece bir defa başını kaldır gerçekte güzel renklerle parlayan kalpleri duymaktan öteye geç, onları gör. Gör ki, kaybettiğimiz güvenin, sevginin yerini boş umutlarla değil, bizi ayakta tutabilecek şeylerle doldura bilelim. Onları gör ki kendimizde başlayan saygının, sevginin unvanında hata yapmayalım. Ama önce kendi rengini görmen gerek, sevdiğin değil ait olduğun renk önemli, yoksa etrafın siyah beyaz görüntüden başka bir şey olmaz.
All Rights Reserved
#3
söyleyemediklerimiz
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Halısaha |texting
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines