Gecenin rengi araf ;
Çığlık atıyorum karanlığa doğru ,karanlık da ki fısıltılar sussun diye.
Sadece geceleri yaşadığımı hissediyorum ,bazen de yaşadığımı bile hissetmiyorum geceleri.
Kötü yola düşmüş geceler,
Aydınlığımı kapatan,
Ruhumu siyaha boyayan,
Beni karanlık bir kuyuya çeken,
Korkularımı yenmeme izin vermeyen,
Her gece uykuya daldığımda beni öldüren geceler,
Avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum, her yeri aynı ruh halim gibi
darma duman edip kendimden geçene kadar ağlamak istiyorum.
Dayanamıyorum her uykuya daldığım da karanlığa hapsolmaya.
Ölümü kendi ellerinden olan gecenin içinde hapsolmaktan korkuyorum.
Dinmeyen çığlıklarımın arasından güçlü bir fısıltı geliyor kulağıma.
Fısıltının sesizliği , çığlığımın gürültüsünü örtüyor.
Ruhum syama.
Ölümden falan kurtarmamışlardı beni, annemden almışlardı. Babamdan almışlardı, sonuçta satsalar bile benim anne ve babamdılar değil mi? Öyle olmalıydılar, bir yere ait hissetmeliydim artık. Birinin en sevdiği olmak zorundaydım.
Hatta biliyor musunuz, tek bir kişinin sevdikleri listesinde sonuncu olmak bile yeterdi bana. Bu yaşıma kadar birinin önceliği olmak için çabalamıştım ve olmamıştı; bundan sonra da birinin son sevdiği olmak için çabalayabilirdim. Yeterdi, gerçekten yeterdi bana.
__
O kadar çok okudum ki bir tane de kendim yazdım