Aşkın Sessizliği

Aşkın Sessizliği

  • WpView
    Reads 17
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jan 3, 2017
Sözlerle değil gözlerle seviyordu onlar. Bu aşkın en güzeliydi. Etraflarındaki herkes onlara imrenerek bakıyordu. Onları bu denli güzel seven olmamıştı hiç. Kız karşısındaki oğlana gülümsedi. Oğlanda ona. Kız elini önce kendi kalbinin üzerine sonra oğlanın kalbinin üzerine koydu. İkisininde kalbi çok hızlı çarpıyordu. Oğlan parmak uçlarını önce kendi dudağına sonra kızın dudağına değdirdi. Gözlerini kapattı kız, işte o an ilk kez, duyamamasına lanet etmişti. Gözlerinden yaşlar süzülürken oğlanında gözleri dolmuştu. Kızın sesini o kadar çok duymak istiyordu ki bir kez duyabilmek için canını bile verirdi. Oğlan kızın ağlamasını görmeye daha fazla dayanamadı ve kızı kendine çekti. Kız oğlanın göğsünde ağlarken oğlan çenesini kızın kafasına yasladı, gözlerini kapattı ve titrek bir nefes aldı. 'Duymanı sağlıyacağım birtanem eskisi gibi herşeyi duyabileceksin. Söz veriyorum sana.' Oğlan bunu dışından söylemeyi o kadar çok isterdi ki bunu anlatmaya kelimeler yetmezdi...
All Rights Reserved
#19
doruk
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Karven
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines