Gregory'nin Hayaleti

Gregory'nin Hayaleti

  • WpView
    Reads 291
  • WpVote
    Votes 22
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Oct 3, 2016
Önümde oturan tuhaf görünümlü çocuğa kafam karışmış bir şekilde bakıyordum. Söyledikleri bildiğim kadarıyla imkansız gözükse de görünüşüne bakınca mümkün gibi duruyordu. ''Yani... sen hayalet misin?'' çocuğun söylediklerini tekrarlamama rağmen nedense kelimelerimden tereddüt ediyordum. ''Evet.'' kullandığı ses tonu yüzündeki donuk ifadeyle çok iyi bir şekilde eşleşiyor idi. ''Peki gerçekten ölüp dünyaya tekrar gelmişsen, neden öldüğünü söyleyebilir misin?'' Yüz ifadesi benim söylediklerimi pek umursamıyormuş gibi görünüyordu. ''Korkarım ki bunu yeni tanıştığım biriyle paylaşmak istemem..'' ela gözlerini başka bir tarafa dikti ve dikkatlice etrafına bakındı. Burayı ilk defa görmüş olması gerekiyorken tuhaf bir şekilde yıllardır tanıyor gibiydi.
All Rights Reserved
#221
kasaba
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • KORDELYA
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines