Mima'yı beklerken

Mima'yı beklerken

  • WpView
    Membaca 8
  • WpVote
    Vote 1
  • WpPart
    Bab 2
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Min, Okt 23, 2016
Mima her pazar tekneyle gelir bizim iskeleye , gün batımını beraber tepelerden izler her defasında ilk ve son öpücüğümü ondan alırım. Mima öyle güzel gülüyordu ki güneşin kızıllığında , hayal ederken gülen yanaklarında çıkan gamzeleri gözümün önüne getirebiliyorum hala. Ardında güneş batıyor , Mima hava kararıyor , ardında kuşlar göç ediyor , Mima kararıyor ve kuşlarda simsiyah uçuveriyorlar gökyüzünde , Mima kararıyor fakat gözleri masmavi parlamaya devam ediyor. Deniz kararıyor ve bize hep bir ağızdan seslenen kalabalığı işitiveriyoruz birden , mima sakis , mima sakis , mima sakis ... Uyanıyorum , ne Yorgo , ne Dimos ne de Mima var yanımda. Kavrayamıyorum zamanı
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
#1
yolculuğu
WpChevronRight
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan